• Kişisel revolution, bilmem ne personası ve ileri derece(meta da diyebiliriz) saçma…

    Mai 29 2009, 16h04

    Efendim her zaman bu giriş kısmından nefret etmişimdir.O yüzden bu sefer bir girizgahla filan uğraşmayacağım, direk konuya dalacağım.

    Şöyle oturup eski journal girişlerimi okudum.Ne kadar çok değişmişim.Hele ilk zamanlar yazdıklarım."Müzik" yerine "mösük" demeler.Her cümlenin sonunda uzun uzun "yaaaa"lar.Bir de "yoq", "öööğğhh" gibi şeylerle karşılaştım.Neydim ne oldum dedim kendi kendime.Ve tekrar anladımki aksini iddia edenler de olsa ben inanılmaz bir değişim geçirmişim şu son 3 senede.Hep söylerim tadından yenmez biri oldum ben diye ama kimse dinlemez genelde.Gayette öyle olmuşum farkında değilsiniz.Hele bazıları(onlar kendini biliyor) benden daha iyisini bulurlarsa ciddiyim şuracıkta ne isterseniz o olurum.

    Bir de dikkat ettim her salı günü oturup o dönem kimleri daha çok dinlediğimi yazmışım.E bari bu geleneği bozmayayım, cuma da olsa şöyle bir geçmişi yad edelim dedim.Buyursunlar:

    Bu aralar inanılmaz bir şekilde Rufus Wainwright dinlemekteyim.Öyle böyle değil.Sabah akşam Rufus'un şarkılarını dinliyorum.Hele Agnus Dei yok mu, o şarkı beni benden alıyor.Zaten Türkiye konserinde de beni en çok etkileyen şarkılardan biri olmuştu.

    Rufus dışında ara ara MGMT dinliyorum.Kuzenimin tavsiyeleriyle IAMX'e de merak salmış durumdayım.Ama geç kalmış olabilirim.Malum sadece birkaç hafta önce İstanbul'da konser verdiler.

    Bir de Last FM'de kendime ikinci bir hesap açtım.O hesaptan kendi hesabıma bulaştırmak istemediklerimi, herkesten sakladığım zevklerimi dinliyorum.Biraz garip biliyorum ama o hesaptan dinlediklerim inanınki profilime hiç yakışmaz.Uzun bir süre o hesabın kullanıcı adını saklamayı düşünüyorum.Şimdiden gelecek ısrarları düşünerek peşinen "Hayır!" diyeyim.Asla o hesabın kullanıcı adını vermem!

    Şimdilik benden bu kadar.Dumur kaçar.Bizi izlemeye devam edin : )
  • 19

    Mai 22 2009, 9h27

    Efendim artık Last FM'in yaş gösterme şeysinde yaşım 19 olarak gözüküyor.Neden bu ani değişim? Çünkü bugün benim doğumgünüm! Ne kadar özel bir gün? Ben doğdum, daha ne olsun.

    Bu megaloman girişten sonra asıl mevzuya geliyorum.Son bir sene de yine pek çok şey değişti hayatımda.Önceliklerim değişti.Bir sürü şey öğrendim insanlar hakkında.Ermiş olmadım ama yeni şeyler gördüm işte, anladınız siz onu.Maskeler düştü filan demek istemiyorum.Sadece görmek istemediğim şeyler artık görünür oldu.Ne kadar iyi, ne kadar kötü bilmiyorum gerçi.

    Müzik zevkimde büyük bir değişiklik olmamasına rağmen kendimi kısıtlamamayı öğrendim son bir yılda.İnsanları sevmesem bile "Merhaba!" faslıyla numara yapmayı keşfettim.İnsanları olduğu gibi kabullenirmiş gibi yapıp içten içe beğenmemesini öğrendim.Herkes için ideal bir tip olarak gözükmeyi, ulaşılmaz olmayı da becerdim bu son senede.

    Bir yaş büyüdüm.Lise bitti, üniversite hayatı başladı.Hayat denilen salak koşuşturmacaya yakın bir zamanda katılacağımızı da öğrendiklerim listesine ekleyebilirim.

    22 Mayıs benim için özel bir tarih.Umarım sizin de hayatınızda bir yıldönümü veya güzel bir olayın olduğu bir tarihtir.Bu yazıyı okuyan tüm Last FM ahalisine selamlar.Ben 19 oldum :)
  • dır dır etme zanaati

    Mai 20 2009, 21h14

    Efendim tekrardan Last FM journal şeysinde buluşmak nasip kısmet zart zurtmuş.Hoşgeldiniz! : ) Vaktinizi ayırıp özel hayatıma burnunuzu soktuğunuz için çok teşekkür ederim :D Başlıyorum:

    Öncelikle şu son okul senesinden başlamak istiyorum.Bir analiz yapmak gerekirse ummadığın taş baş yarar hesabı bir sene oldu.Ama bunun kafa yarmayan taşlardan olduğunu düşünün.Spa taşları filan : ) Kısacası yararlı birşeyler.Arkadaşlara ve yeni insanlara kendimi kapamışken kendime gelecekte dost olabilecek bir arkadaş edindim bile.Diğerleri de var tabi, ama hala onlara o kadar gelecek vaat etmiyorum.Sadece arkadaş olarak kalacak gibiyiz ;) Bu iyi birşey mi? Bilmem.Zaman gösterecek.Bakalım bakalım...

    Peki ya Dumur'un diğerleri.O diğerlerinden iki tanesi artık Dumur için daha önemli insanlar haline geldiler.İkisi de ömrünün sonuna kadar onun dostu olacak.Buna şüphe yok! İkisini de ayrı ayrı pek fena seviyorum.Vallahi bu iki insanı tanımayanlar kendini şanssız saysın : ) Çünkü ben ikisini de tanıdığım için kendimi epey şanslı sayıyorum.Pırlanta insancıklarım benim :D

    Geldim lav mav mevzularına.Ufukta öyle birşey var mı? Iıh! Yani sanırım ııh.Ama birileri vardır elbet.Kısmet :P Uff bu mevzuya girince direk tıkanıyorum.Kapadım hemen mevzuyu!

    Bu arada cuma günü doğumgünüm.Artık 19 oluyorum! Pek matah birşey sayılmaz.18'i bile doğru düzgün anlayamadım zaten.Geldi geçti vallahi.Öyle bir özelliği filan da yok.Gece kulüplerinin girişinde yarmaların gözüne sokacak bir nüfus kağıdınız oluyor, o kadar.Tabi o da sorarlarsa!

    Aslında çok da yazasım yok.Neden bir journal entry'si yaptım bilmiyorum.Aşırı hiperaktiflik ve gereksiz mutluluğuma veriyorum.Bu journal burada bitmiştir.Hadi size eyvallah! : )
  • uzun bir aradan sonra...

    Abr 22 2009, 20h51

    Ve aylar sonra umur bir journal entry'si yapar.Beklenen an geldi mi demeliyim yoksa :P Tabi bunlar işin şakası.Sadece kendimi tatmin etmek için yazıyorum.Olur da okursanız, şimdiden hoşgeldiniz :D

    Öncelikle Last FM konusundaki değişen fikirlerime geliyorum.Efendim eskiden Last FM'de dinlediğim pop parçaları pek göstermiyordum; ama artık saldım gitti.Daha doğrusu saldım gitti değil.Millet görse bile umrumda değil : ) Umur değişti ve bununla beraber fikirleri de değişti diyelim biz buna.Nirvana'dan sonra Justin Timberlake dinliyorum örneğin şu an.Mühim mi? Hiç sanmıyorum.Canım Justin dinlemek istedi sadece.Ama hala "Kulağıma ne hoş gelirse onu dinlerim." diyenlere karşıyım.Böyle birşey yoktur, bunu bilesiniz!

    Gelelim diğer mevzulara.Artık okula alıştım.Evet okula gitmek için can atmıyorum.Zaten böyle bir insanoğlu varsa lütfen derhal gezegeni terk etsin.Normal olmadığı konusunda kendisini inandırabilirim çünkü.Ne diyordum? Okula alıştım! Okula gidince kendimi mutsuz hissetmiyorum.İnsanlara acayip alıştım.Tabi hiçbiri hala benim "en iyi"lerim arasına giremez, orası ayrı mevzu da alıştım yine de.Yani artık benim için pek de vakit kaybı sayılmaz.O dönemi atlattım diyelim.

    Yeddacan'a gelirsek.E kendisi benim en iyi arkadaşım ve en yakın dostum olduğuna göre ondan bahsetmeden olmaz.Kendisi hala Amerikalar'da efendim.Ama 70 gün kaldı ve size çok görünse bile bana az geliyor.Çünkü ben bu sayma işlemine 140lardan başlamıştım.O yüzden zamanın ne kadar çabuk geçtiğini ben bilirim! Tabi 70 gün kalmış olması, "Artık onu özlemiyorum!" demek değil.Hala elim telefona gidiyor ve Yeddacan'ı arayasım geliyor sürekli.Ama ne yaparsın? Hanımefendi Amerika'da olduğu için böyle birşey mümkün olmuyor.Ve ben de günün en sevdiğim saatlerinden olan "Eda'ya mail atma vakti"ni bekliyorum.70 gün daha idare edebilirim sanırım ; )

    Bu aralar herkesin dilinden düşürmediği bir diğer şey ise yazın gelecek isimler.Indie dinleyen herhangi biri için oldukça tatmin edici 3 ismin adı geçiyor bu yaz.Birinci Klaxons, ki zaten onların geleceği kesinleşti.Hatta biletimi aldım bile.İkincisi ise Kaiser Chiefs.Onlar da kesinleşti.Bu konser beni fena heyecanlandırıyor.Üçüncüsü ise Keane, ki hala kesinleşmedi.Ama eğer Mehmet Tez'e güveniyorsanız, ki ben gerçekten güveniyorum, Masstival'e gelecekler.Bu da bu yazın ne kadar muhteşem olacağının göstergesi oluyor efendim.Ayrıca tam eğlenmelik Katy Perry ve Fatboy Slim konserlerini de es geçmemek lazım.Katy Perry'ye gitmem daha olası diyeyim Fatboy Slim'e göre.

    Bir de İstanbul Film Festivali'nden bahsetmek istiyorum.Bu sene ilk kez Taksim nefretimi kırıp festivale gittim.Çok film izlediğimi söyleyemem.7 biletim vardı ve ben sadece 4'üne gittim.Seneye daha çok izlerim sanırım.Festival hakkında genel görüşüme gelirsek...Bir kere kalbur üstü olmasını beklediğim festival izleyicisinin büyük bir kısmı espri anlayışı ölmüş, çok yakın zamanda bu espri anlayışları yüzünden mezarlarına dönmesi gereken ve kendini çok birşey zanneden bir kitleden oluşuyor.Tamamı için konuşmuyorum; ama eğer Tokyo Sonatı filmini izlediyseniz belki üzerinize alınabilirsiniz.Çünkü o filmde izleyicinin %95'ini bu kesim oluşturuyordu.Yani ne anladık? Festival izleyicisi abartılmaması gerekilen sıradan bir kitleymiş.

    Daldan dala atlıyor gibi olacak ama arkadaşlık dengelerinden de bahsetmem gerek.Her sene olduğu gibi bu sene kimseyle büyük bir küslük yaşamadım! Ne kadar şaşırdınız di mi? Ben de şaşırdım : ) Bu yavaş yavaş büyüdüğümün kanıtı olmalı, ki beni acayip gururlandırıyor.Ama en yakın 3'ten birini eskisi kadar çok sevmediğim doğru.Yine de seviyorum, yanlış anlaşılmasın.Köprünün altından çok sular aktı.Artık eski Umur yok karşınızda! : )

    Başka? Başka diyecek birşey yok.Aslında var da yeri değil.Uzun bir süre görüşemeyiz diye söylüyorum.Kendinize iyi bakın.Mümkün olursa yazarım ; )
  • 2008'in en iyileri

    Jan 6 2009, 21h10

    2008'in En İyi 50 Albümü'nü seçtim.Bir siteye yerleştirdim.Yakında 2008'de Türkiye'de Gösterime Girmiş En İyi 50 Film listesi de gelecek.Buyrun site:

    http://2008diaries.blogspot.com/
  • vır vır

    Dez 7 2008, 16h50

    Epey bir zaman olmuş Last FM journalını karalamayalı...Ama tabi bu hiçbir zaman bir şey yazmayacağım anlamına gelmez.Gördüğünüz üzere yazıyorum yine : )

    Öyle kendimden değil de birazcık müzikten bahsetmek istiyorum.Rolling Stone'un "2008'in en iyi 50 albümü" derlemesini görünce şöyle içimde bir şeyler kımıldandı ve ben de bakındım müziklere.Itunes'un altını üstüne getirdim demek daha doğru olur.

    Aslında bu sene müzik adına pek çok yeni kayıtla karşılaştık.Bloc Party,Coldplay,Travis,The Killers gibi benim favori gruplarımın hepsi bu sene yeni albümleriyle karşımıza çıktılar.Hatta The Killers'ın "Human"ı uzun zamandır beni heyecanlandıran ender kayıtlardan biri diyebilirim.Fakat bir genelleme yaptığınızda çokta mükemmel albümlerle karşılaşamıyorsunuz.Yani şöyle söyleyeyim.Örneğin MGMT bu sene pek çok insan tarafından dinlendi ve beğenildi.Ama bana kalırsa albüm "Kids"den ibaret.Ötesi yok.Ya da The Kooks'un "Konk"u...Hiçte orjinal değil bence.İsmini koyamadığım pek çok şeye benziyor.Sıradanlık almış başını gitmiş.

    Sonra Keane'in "Perfect Symettry"si...Evet belki gitarsız bir şekilde gayet rock & roll bir iş çıkartıyor olabilirler.Fakat beni pek açmadı.Sonra The Raconteurs'ün "Consolers Of The Lonely"si.O da sıkıcı geldi bana.Beck'den "Modern Guilt",R.E.M'den "Accelerate...Bilemiyorum yani.

    Ama ben yine de işe iyi tarafından bakacağım...Coldplay'den gelen "Viva la Vida or Death and All His Friends" ve "Prospekt's March",The Killers'ın yeni kaydı "Day&Age", Bloc Party'den enfes "Intimacy",Kaiser Chiefs'in bol ortaklı "Off With Their Heads"i,buram buram Zooey Deschanel dolu She & Him albümü "Volume One"...Sanırım hala umut var.

    Yakın bir zamanda bu senenin en iyi kayıtlarını da derleyeceğim.Beklemede kalın;)
  • Zaman

    Out 18 2008, 20h48

    Neden bilmiyorum.Çok güzel geçen bir gün beni çok fena duygulandırdı.Öyleki bir zamanlar birbirlerinin her şeyinden haberdar olan 4 arkadaş bir şekilde artık yeni hayatlar yaşıyor.Gönüller hep bir.Ayrılmak filan yok.Ama yaşananlara yabancılık var.Biri A diyor,şaşırıyorsunuz.Diğeri b diyor,yeni bir şaşkınlık hissi daha.Halbuki çok uzak değil birkaç ay öncesinde birbirimizin her şeyinden haberimiz vardı.

    Böyle bir grup,şöyle bir topluluk bahsi değil bu.Yanlış anlaşılmasın.Sadece garip işte.İnsan ne diyeceğini bilemiyor.İlk kez zamana kızgınım.İlk kez zamandan nefret ediyorum.Evet,biz hep görüşeceğiz ama işte daha az.Bu çok koyuyor insana.Acaba onlar kadar birilerini bulabilecek miyim diyorsunuz.Sorgu sual durumu sürekli...

    Üzülüyorum açıkçası halime.Hem de çok.Bir de arka fonda Until June çalınca daha da beter oluyor.Bir şey olmasın lütfen.Zamanın akmasından başka!!
  • çok pis ay mis

    Set 25 2008, 14h47

    Yine bastı bana özlem şeyleri.Böyle bi eski günlere dönesim,The Community diye salak salak bağrınasım var : ) Öyle bi çok pis ay mis dı komuniti tink:D
  • 2 yıl

    Set 20 2008, 10h45

    2 yıl olmuş ben Last FM'e üye olalı.Zaman ne çabuk geçip gidiyor.Halbuki daha yeni lise 2'ye başlıyordum ben.Şimdi üniversite yolları taştan...En iyi müzik dinlemek :) Kafamı fazla yormuyayım.
  • pam pa pam

    Set 16 2008, 21h41

    Böyle Bob Sinclar dinleyerek mutlu olduğum şu günlerde iki üç satır bir şeyler karalamak isterim sizlere.

    Aslında söylenecek pek bir şey yok ama işte hayat devam ediyor filan.Ara sıra kendi kendime huysuzluk yaratsam da mutluyum işte.Mutluyuz aslında!

    Ne desem bilemiyorumki.Böyle arkadaşlar filan mı desem ne desem! Sadece mutluyum işte.Yani geçici mi bilemem ama şu an mutluyum ve Bob Sinclar dinliyorum : )