Şöyle oturup eski journal girişlerimi okudum.Ne kadar çok değişmişim.Hele ilk zamanlar yazdıklarım."Müzik" yerine "mösük" demeler.Her cümlenin sonunda uzun uzun "yaaaa"lar.Bir de "yoq", "öööğğhh" gibi şeylerle karşılaştım.Neydim ne oldum dedim kendi kendime.Ve tekrar anladımki aksini iddia edenler de olsa ben inanılmaz bir değişim geçirmişim şu son 3 senede.Hep söylerim tadından yenmez biri oldum ben diye ama kimse dinlemez genelde.Gayette öyle olmuşum farkında değilsiniz.Hele bazıları(onlar kendini biliyor) benden daha iyisini bulurlarsa ciddiyim şuracıkta ne isterseniz o olurum.
Bir de dikkat ettim her salı günü oturup o dönem kimleri daha çok dinlediğimi yazmışım.E bari bu geleneği bozmayayım, cuma da olsa şöyle bir geçmişi yad edelim dedim.Buyursunlar:
Bu aralar inanılmaz bir şekilde Rufus Wainwright dinlemekteyim.Öyle böyle değil.Sabah akşam Rufus'un şarkılarını dinliyorum.Hele Agnus Dei yok mu, o şarkı beni benden alıyor.Zaten Türkiye konserinde de beni en çok etkileyen şarkılardan biri olmuştu.
Rufus dışında ara ara MGMT dinliyorum.Kuzenimin tavsiyeleriyle IAMX'e de merak salmış durumdayım.Ama geç kalmış olabilirim.Malum sadece birkaç hafta önce İstanbul'da konser verdiler.
Bir de Last FM'de kendime ikinci bir hesap açtım.O hesaptan kendi hesabıma bulaştırmak istemediklerimi, herkesten sakladığım zevklerimi dinliyorum.Biraz garip biliyorum ama o hesaptan dinlediklerim inanınki profilime hiç yakışmaz.Uzun bir süre o hesabın kullanıcı adını saklamayı düşünüyorum.Şimdiden gelecek ısrarları düşünerek peşinen "Hayır!" diyeyim.Asla o hesabın kullanıcı adını vermem!
Şimdilik benden bu kadar.Dumur kaçar.Bizi izlemeye devam edin : )