pulvillus

Blog

RSS
  • Su..

    Jun 28 2008, 21h50

    Sonbaharın nazlı çocuğu ansızın ağlamaya başlayıpta koşturup girdiğimiz pervaz altında, damlalardan bir perde ardında gök gürültüsüne karışırken sesim, dudaklarınla okurdun dudaklarıma sürülen iki kelimeyi..

    Bir kelebeğin kozasından ayrılışı eşliğinde, kuru topraklara düşen ilk damla gibiydi ‘ seni sevi’yorum ’ dediğimde.. Ve şimdi iklimin yeniden değişsin istiyorum.

    Al, yağmurlarımı dinle..
  • küfür

    Jun 28 2008, 21h44

    şu an 21 gran geziniyorum odada. çıkmaya yer arıyorum. biliyorum bu saatte bütün ruhlar karanlıkta. yetişmem gerek onlara, bende oynamalıyım oyunlarımı. bir türlü bedenimi dahil edemediklerimi yaşamalıyım karanlıkta. olabilirliğine sarılıp bedenimi dahil edeceğim günü beklemeliyim. çıkmalıyım bu odadan, bulunduğum aydınlıktan beyazlarımı göstermek için sığınmalıyım karanlığa. beni saklayan ışığı değişmeliyim bu gece, gecenin çöken isine..

    yoruldum biliyor musunuz, yoruldum. bu med cezirlerden artık daraltı geldi. ellerimi parmaklarım birbirine değmeyecek şekilde havaya kaldırıp hareket eden her şeye DURun diyesim var bi' an ve o an durmalı her şey. düzenlemeliyim olmakta olan olmazları. sen şöyle ol, sen böyle sonuçlan, sen bu yönde ilerle diyip ellerimi birden indirmeli ve seyretmeliyim olacakları. ama olmuyor, olmayınca da insan yoruluyor..

    evren, bi' yaratığın beyni ve dünya o beynin nöronlarından sadece birisi.
    nöronuna soktuğumun yaratığı..
  • vurgun

    Jun 26 2008, 19h43

    hayat tuhaftır;
    en boktan hayvanın bile kalbi vardır.
    seni üzen her şeyi ortadan kaldır...

    bu gezegen çok büyük, durmuyor. sürekli büyüyor ve bi' taraftan sürekli götürüyor. aldıkları fazla önemsenmiyor ilk başlarda, hani büyüyor ya! getirecekleri daha bi' önem kazanıyor. ama öyle olmuyor, damlaya damlaya göl oluyor ve akut olmasada zamanı geliyor. sürekli ufak ufak ruhumdan aldıkları, bir insan için bi' kol, bir ülke için bi' şehir, bir ana için bi' evlat gibi olunca zihinsel bi' acı veriyordu. düşüncenin 1m²si için 1m3 nöronum ölüyordu. bi' taraftan büyüyüp m3 m3 kaybettiğim beynim sızlamaya başlıyor, göz çukurlarımdaki kızgın bilyeleri çıkarma isteğiyle irkilen sağ elimi sol elimle kontrol altına almaya çalışıyordum..

    buna düşünce vurgunu deniyor..

    bir beynin düşünce vurgununa uğraması için, tümce sürgününe gönderilmiş düşüncelerin sürgün isyanı başlatarak sürgünden dönme kararı alması gerekir..

    tümce sürgününe gönderilen düşünceler, ruhun hissedip haykırmak istediği ancak haykırmaması gereken kelimelerden oluşan mantıksal olgu yoğunluklarıdır. bu ertelenmiş mantıksal olgu yoğunlukları bir yerden sonra kendi içlerinde mantıksal olgulara dönüşür ve beynin mantıksal gerçeklerle ilerlediğini düşünen ancak her şeyi mantıksal olgu yoğunluğu olarak erteleyen, çalışan kısmına karşı çalışmaya başlar..

    bu nokta şizofrenidir..

    mantıksal olgu yoğunluklarından mantıksal olgu haline gelen düşünceler mantıksal gerçek olarak yaşanmaya başlanır. isyan çıkmıştır ve mantıksal olgu yoğunluğuyla başlayan yolculuk mantıksal gerçekliğe ulaşmıştır. bunlar olurken sorgulanan eski mantıksal gerçeklerde düşüncenin 1m²si için 1m3 nöron ölmeye başlar ve ikiye bölünmüş bedenini kontrol etmeye çalışırsın..

    artık iki kişi vardır,
    vurguna uğrayan ve gitmek zorunda kalan...
  • yasak

    Jun 17 2008, 22h16

    şu ülkede tek bir şeyi serbest bıraksınlar, bırakın insan ilişkilerini ekonomi bile düzelmezse terbiyesizim..