• mainstream test

    Jul 24 2007, 1h01

    n0umena kişisinin ne kadar mainstreamsiniz isimli osuruktan araştırmasını kendime uyguladım. bu olaya göre çeşitli hesap kitap ince işlerden sonra listenizdeki ilk 20 artize göre ne derece piyasa(çeviride sıçıcılık) olduğunuzun yüzdesi belirleniyor. zikten götten şeyler bunlar gerçi. zamanım bol yaptım arkadaşım. alla alla ya.

    1) Tool 365.494
    2) dredg 89.462
    3) Laura 8.567
    4) Porcupine Tree 121.093
    5) Blonde Redhead 141.217
    6) Replikas 4.656
    7) Bulutsuzluk Özlemi 1.756
    8) The Tea Party 19.502
    9) The Climb 2.036
    10) Pink Floyd 582.142
    11) Zen 4.721
    12) Katatonia 82.489
    13) Wrong Way Lamp hiç yok lan ühühü
    14) The Arcade Fire 444.824
    15) Vega 11.975
    16) A Perfect Circle 326.021
    17) Anima 3.738
    18) UçNoktaBir 601
    19) I'msonic RAin 250
    20) Kurban 4.989

    aritmetik ort:110776,65
    bunu en yüksek dinlenmiş olana yani pink floyda bölelim: 0,1902

    bunu da 100le çarpıyorum
    ve böylece mainstream oranım: %19
  • ucnoktabir@babylon

    Mai 31 2007, 20h53

    maskülen müzik feminen söz/vokal li grupları her zaman sevmişimdir ancak Ucnoktabir bu farkın en uc noktalarındaki gruplardan biri. babylondaki albümün sanırım ilk konserine gitmeden önce de grup hakkında bildiğim tek şey buydu. konser boyunca da gayet doğru tespit olduğunu bir kez daha gördüm zira özellikle cenkin görüntülerini asafated ya da pagan gibi gruplarla kolaj yaparsanız kimse o anda pop/rock çaldığını anlayamaz. aslında Green Day çaldıkları sıra bir bakıma da içim parçalandı diyebilirim. yani bar müziği evet geçim sıkıntısı filan için yapılabilir ama green day :) delikanlı metalciyi bozar (mı bozmaz ı bilemedim).

    grubu ilk defa (hala zaga diyesim geliyo) makina'da izledim. dediler ki çalıyorlardı ama sound öyle zayıftı ki bir şeyler eksik olduğu anlaşılıyordu. ben problemi barışın yanlış gitar partisyonunu seçmesine bağlamıştım ( grubun tek gitarıysan çift gitar partisyonları modern zamanların en büyük işkencelerindendir). ama görülen o ki problemin asıl kaynağı grubun aşırı bas ağırlıklı olmasıymış. konserde öylesine bas dominant karakterliydi ki bir ara gitar fonda martı kaldı diyebilirim. ritm gitar yerine bas kullanıyor grup. ama bu tv programları ya da kayıtlarda büyük bir problem haline gelebilir(ki makinada gelmiş). bu duruma naçizane ukala tavsiyem bas gitara Muse'un yaptığı gibi bir biçim verip gitarın da tiz karakterini arttırmalılar bence.

    neyse bunları geçecek olursak üçnoktabir kesinlikle ümit vaadediyor. akranları veganın ilk albümüne kıyasla çok daha iyiler hatta. konserde bariz olarak 3 şarkıları lokomotif olduğu anlaşıldı. bahçe, değişmem ve (tabi ki) dediler ki. bunlar gerçekten çok iyi şarkılar ve sözler de gayet güzel yazılmış. lakin geri kalan benim melankolik bünyemi pek sarsmaya yetemedi ne yazık ki. diğer bir çok şarkı oldukça eğlenceli hoplatacak cinsten şarkılar. umarım bu sene festivallerde bol bol boy gösterirler de bol bol zıplarız.

    bir de konserde sadece 200 kişi filan olduğundan (ki sonlara doğru 100 falan olmuştur bu rakam) benim açımdan çok daha eğlenceli geçti (evet kalabalığı sevmiyorum). grup ilerde çok daha kalabalık kileler önünde de çalacaktır ki hakediyorlar da. bana şimdilik bu yeter.
  • climb@studioLive

    Abr 27 2007, 12h34

    Thu 26 Apr – The Climb

    bu denli müthiş bi performansla karşılaşacağımı düşünmüyordum konsere giderken. öncelikle gökalp'in gitar çalmaması şaşırtıcıydı ama tek gitar da harika oldu. gitar soundu da süperdi.

    The Climbın eskiden en çok eleştirildiği mevzu sahne performanslarıydı. evet albümdeki gibi çalıyolar ama otur cd'den dinle hiç bi farkı yok diyorlardı ama artık bu önerme tarihe karışmış. kadro değişikliği performans açısından iyi gelmiş. gayet tatmin ediciydi.

    ama konser boyunca en çok dikkatimi çeken şey gökalp'in mimikleriydi. yıllar sonra sahneye çıkmanın heyecanı yüzünden okunuyodu ancak şarkıları gerçekten yaşayarak söylemesi aralarda kopup gitmesi beni de başka boyutlara sürükledi. tüm acısını, tüm hüznünü izleyenlere (en azından bana) aktardı. all kinds of love da sahneye atlayıp "üeyty kim ulan o kaltak yapılır mı lan bu abimize" diyip sarılmak geldi içimden. sanki düşmekte olan bir adamın son hayata tutunma çabasıydı bu konser. ama biz tutunamıyoruz. o ayrı.

    bir de lost un yeni versiyonu şahaneydi.
  • replikas@babylon

    Mar 29 2007, 12h53

    Wed 28 Mar – Replikas
    son gittiğim replikas konserinde (mogwai) vokalist mikrofonu sadece teşekkür etmek için kullanmıştı. böyle bir deneysel performansa daha kendimi hazırlamıştım ama replikas bütün hitleri çaldı sağolsun. özellikle akis ve kuh u çalmaları çok güzel oldu. ha bir de yol u çalsalar bambaşka olacaktı.

    en sağlam performans "kuh" şarkısındaydı bence. bir de dayan'da basçı o kadar istekli "ateşte yanan şeytanı defediiin" diye bağırdı ki "ettim mna koyim" diye bağırdım. ama malesef duymadı.