Recomendar
Eksik
Bugün Varım Yarın Yokum
Vakt-i Kerahat
Bitti Deme
Yaş Elli
Ömür Sayacı
Çiçek Dağı
Fakir
Hudey Hudey
Zerre
Gülmediğin Günler
Gece Kadar Rahatsız Etmiyor
Zift
Bahar
Bozuk Düzen
Dayan
Ruh-Feza
tuaf
Hiç Ölü Zenci Yok
konserin zamanlaması muhteşemdi. Replikas ile hayata tutunmak mümkün benim için. hissetmek. bişeyler daha çaldılar sanki ama hatırlamıyorum. bu playlisti de Barkın'dan aldım, ama Selçuk'unki imiş. bu sıkıntıyı çaldılar mı acaba? fakir'i bekledim bekledim sonra tam bira almaya gittiğimde çaldılar :' bahar.. bahar'a ne anlamlar yükledin Gökçe? insanlar ne anlamlar yükledi peki? ben havadaki hüznü hissedebildim o sıra. nasıl güzel bir seyirciydi sessiz sakin. barkın on beş metrelik atkısıyla fazla duramadı. konser boyunca ezik büzük durdu yerde. bu arada hoşgeldin Burak Tamer! bir de Gökçe, senden daha fazla ezberlemişim sözleri onu farkettim :D yaş elli ve hiç ölü zenci yok, hani derler ya, 'gecenin süprizleriydi'. def fotoraf çekti iyi oldu dönüp dönüp onlara bakıyorum. 30 ocağa kadar götürür bu beni ^^ 8 mayıstaki konserden sonra, bir daha bu kadar etkileyici bir performans izleyemeyeceğimi düşünürdüm. zerre... uzun zamandır dinlediğim bir grubun yeni albüme ağırlık vermesi ilk defa hoşuma gitti. bi anlamda replikas benim yenilikçi yanıma hitap ediyor evet. aslında "albüm olarak zerre"yi dinlediğimde aklıma kars geldi, ki sanırım replikas henüz karsa da gitmemişti evet. hatta orhan pamuk'un kar romanını düşündüm. orada olaylar gerçekleşmeden haberlerini yazıp basıma hazır eden bir matbaacı vardı. olaylar da hep onun yazdığı gibi gelişiyordu. şimdi gülmediğin günler, vakt-i kerahat ve ruh-feza bu hissin en ağır bastığı şarkılar benim için. ve tabi grubun karsa gitmeden önce yapması gerekiyordu bu albümü. ve gittiklerinde gördüler ki tam da kars'ta olması gerektiği gibi şekillenmiş Zerre. (bu da böyle bir anım sevgili günlük)
peki replikas sevmeyen var mı?
replikas 'sevmeyen' var mı?
Jan 16 2009, 11h23
Bugün Varım Yarın Yokum
Yaş Elli
Çiçek Dağı
Fakir
Hudey Hudey
Gülmediğin Günler
Bozuk Düzen
tuaf
Hiç Ölü Zenci Yok
konserin zamanlaması muhteşemdi. Replikas ile hayata tutunmak mümkün benim için. hissetmek. bişeyler daha çaldılar sanki ama hatırlamıyorum. bu playlisti de Barkın'dan aldım, ama Selçuk'unki imiş. bu sıkıntıyı çaldılar mı acaba? fakir'i bekledim bekledim sonra tam bira almaya gittiğimde çaldılar :' bahar.. bahar'a ne anlamlar yükledin Gökçe? insanlar ne anlamlar yükledi peki? ben havadaki hüznü hissedebildim o sıra. nasıl güzel bir seyirciydi sessiz sakin. barkın on beş metrelik atkısıyla fazla duramadı. konser boyunca ezik büzük durdu yerde. bu arada hoşgeldin Burak Tamer! bir de Gökçe, senden daha fazla ezberlemişim sözleri onu farkettim :D yaş elli ve hiç ölü zenci yok, hani derler ya, 'gecenin süprizleriydi'. def fotoraf çekti iyi oldu dönüp dönüp onlara bakıyorum. 30 ocağa kadar götürür bu beni ^^ 8 mayıstaki konserden sonra, bir daha bu kadar etkileyici bir performans izleyemeyeceğimi düşünürdüm. zerre... uzun zamandır dinlediğim bir grubun yeni albüme ağırlık vermesi ilk defa hoşuma gitti. bi anlamda replikas benim yenilikçi yanıma hitap ediyor evet. aslında "albüm olarak zerre"yi dinlediğimde aklıma kars geldi, ki sanırım replikas henüz karsa da gitmemişti evet. hatta orhan pamuk'un kar romanını düşündüm. orada olaylar gerçekleşmeden haberlerini yazıp basıma hazır eden bir matbaacı vardı. olaylar da hep onun yazdığı gibi gelişiyordu. şimdi gülmediğin günler, vakt-i kerahat ve ruh-feza bu hissin en ağır bastığı şarkılar benim için. ve tabi grubun karsa gitmeden önce yapması gerekiyordu bu albümü. ve gittiklerinde gördüler ki tam da kars'ta olması gerektiği gibi şekillenmiş Zerre. (bu da böyle bir anım sevgili günlük)
peki replikas sevmeyen var mı?
