• My Recommended Songs III

    Nov 2 2009, 11h34 por santediglo

    bu seferki önerileri pek hoşuma gitmedi. dinlemeyeceğim şeyler var. neyse...

    Recommended Songs (sorted by most recommended songs)

    TocarOzledim seni : 110 (Score = 612.77)
    TocarÖzgürlük tutkusu : Grup Yorum (Score = 594.73)
    TocarSil Baþtan : Umay Umay (Score = 505.14)
    Resim : Demir Demirkan (Score = 463.63)
    TocarBi Seni Konusurum : Göksel (Score = 451.76)
    Dursun Zaman : Manga (Score = 448.36)
    Tocarson mektup : Seksendört (Score = 446.23)
    Tocaraffet : Seksendört (Score = 429.43)
    TocarSusma : Aşkın Nur Yengi (Score = 410.28)
    TocarYalniz degilsin : Aydilge (Score = 398.56)
    Doya Doya : Demir Demirkan (Score = 385.4)
    TocarVazgeçtim Dünyadan : Şebnem Ferah (Score = 383.06)
    TocarSakýn söyleme : Kurban (Score = 373.7)
    TocarDediler ki : Üç Nokta Bir (Score = 373.37)
    TocarSarışınlar Boktur : Zardanadam (Score = 366.81)
    Uzaklara : Sertab Erener (Score = 359.34)
    TocarHala Ask Var Mi : Redd (Score = 342.28)
    TocarDeğer mi : Gece Yolcuları (Score = 329.83)
    Kuklalar : Anima (Score = 322.89)
    TocarMaximum : Murat Boz (Score = 314.33)
    TocarErkekler De YAnar : Nazan Öncel (Score = 307.23)
    TocarKibir (Yanmam Lazım) : Hande Yener (Score = 295.86)
    TocarGidelim Buralardan : Nazan Öncel (Score = 295.07)
    TocarBu gece ben ay : Aydilge (Score = 293.41)
    TocarAsk-I Kiyamet : Emre Altuğ (Score = 288.38)
    TocarBu Aksam Ölürüm : Murat Kekilli (Score = 284.19)
    Serzeniste : Vega (Score = 282.22)
    TocarHayal kurmak bedava : Irem (Score = 282.13)
    TocarIkili Delilik : Sezen Aksu (Score = 275)
    Sen : Yakup (Score = 273.07)
    Joker : Anima (Score = 263.24)
    TocarSen Anla : Hande Yener (Score = 262.9)
    TocarTahir Sarki (Tanbur) : Tanburi Cemil Bey (Score = 261.66)
    TocarHekimoglu : Fuat Saka (Score = 260.16)
    TocarDergiden Resmini Kopardim : Aslı (Score = 260.1)
    TocarEzo : Nurettin Rençber (Score = 256.32)
    TocarRoman : Funda Arar (Score = 255.43)
    TocarHey Dost : Sabahat Akkiraz (Score = 252.25)
    Tocarseparation : ahuraproject (Score = 244.09)
    TocarTew Le : Mikail Aslan (Score = 238.69)
    TocarAsklarin En Güzeli : Ferhat Göçer (Score = 234.8)
    TocarSehnaz Pesrevi - Kemani Ali Aga : Murat Aydemir, Salih Bilgin (Score = 233.28)
    TocarNenni Nenni : Muhlis Akarsu (Score = 232.7)
    Katil & Maktûl : Yüksek Sadakat (Score = 229.92)
    TocarDe Be Wayiro (Come Our Wayir) : Mikail Aslan (Score = 223.91)
    TocarUykumda Gel (Gel Bir Düş Daha Ver) : Aslı (Score = 220.49)
    Tocardegmen benim gamli yasli gönlüme : Zerrin Özer (Score = 217.54)
    Tocardesert night : Hasan Esen (Score = 211.03)
    TocarBeshno (Listen) : Ahura (Score = 209.71)
    TocarBu Aksam Gün Batarken Gel : Bülent Ersoy (Score = 208.92)
    TocarBu Kadar Mi : Emre Altuğ (Score = 207.1)
    TocarHerşey Sensin : Yalın (Score = 206.31)
    TocarInci Tanem : Tarkan (Score = 205.99)
    TocarHosuna gider mi? : Nilüfer (Score = 201.39)
    TocarAteş Ve Su : Kargo (Score = 200.61)
    TocarDeveler Katar Katar : Safiye Ayla (Score = 199.57)
    TocarGitmiş Gibisin : Aslı (Score = 197.82)
    TocarKar : Hasan Esen (Score = 194.91)
    TocarÇakmak Çakmak : Sibel Can (Score = 192.66)
    TocarGibi Gibi : Mat (Score = 191.27)
    Ille de Sen : Zeynep Dizdar (Score = 190.03)
    TocarAlla Beni Pulla Beni : Barış Manço (Score = 188.51)
    Tocarlodos : Orient Expressions (Score = 187.53)
    TocarPretty Things : Athena (Score = 184.98)
    TocarElimdeydi Gül : Edip Akbayram (Score = 183.89)
    TocarSu Ne Etsun Yanmise : Efkan Şeşen (Score = 181.05)
    TocarDelilik : Zeynep Casalini (Score = 179.98)
    TocarArada Bir : Dört X Dört (Score = 179.76)
    Beni Benimle Bırak : Manga (Score = 178.79)
    Tocarbeni tanıma : Nükhet Duru (Score = 176.22)
    TocarOlmazsan Olmaz : Burcu Güneş (Score = 175.09)
    TocarKolay Degil : Mat (Score = 173.95)
    TocarNot There : Zara (Score = 171.55)
    TocarOlsaydım : Kayahan (Score = 168.18)
    TocarThe Scent Of Fear : Buz (Score = 168.02)
    TocarWhirling Dervish : Omar Faruk Tekbilek (Score = 167.85)
    TocarSarışınım : Gülşen (Score = 166.17)
    TocarKafkaslarda Bahar: Intro. : Erol Parlak (Score = 165.75)
    TocarUnutamam : Berksan (Score = 164.14)
    TocarRed Skies : Omar Faruk Tekbilek (Score = 163.4)
    TocarDün Gece : Dört X Dört (Score = 163.33)
    TocarHimma : Sufi Music Ensemble (Score = 161.57)
    TocarCennet Kokulum : Kayahan (Score = 160.82)
    Alag?zlerini Sevdigim Dilber : Badem (Score = 159.92)
    TocarGozumde daim hayali cana : Dede Efendi (Score = 158.98)
    TocarYok Yok : Ibrahim Tatlises (Score = 158.91)
    TocarKeke (Kürtçe) : Servet Kocakaya (Score = 158.11)
    TocarYelesi Karlı Dağlar : Kayahan (Score = 155.93)
    TocarÖmür Sayacı : Replikas (Score = 155.1)
    TocarKucaklarim Seni : Hasret Gültekin (Score = 153.69)
    Improvisation With Ud &Amp; Ney : Yurdal Tokcan (Score = 153.66)
    TocarAdı Aşk Sebebimin : Gülşen (Score = 153.52)
    TocarGel Artik : Sakin (Score = 153.39)
    Kaos : Hayko Cepkin (Score = 153.04)
    TocarY.O.K. : Çilekeş (Score = 152.86)
    TocarIçimdeki Özlemi : Zeki Müren (Score = 151.04)
    Tocarkara güller : Rashit (Score = 150.47)
    Tocarlale devri : Sibel Can (Score = 150.29)
    TocarHudey Hudey : Ruhi Su (Score = 148.86)
    TocarGider Oldum : Muharrem Temiz (Score = 148.26)
  • LAST.FM STATS: TOP 50 - TURKEY (LAST.FM İSTATİSTİKLERİ TÜRKİYE TOP 50)

    Set 5 2009, 15h05 por selcukalhan

    TOP 50

    (All lists in www.selcukschoices.blogspot.com - Tüm listeler için www.selcukschoices.blogspot.com)

    1. Duman 81,800 people (kişi tarafından) 2.058.000 times (kez) - Grunge


    2. Sezen Aksu 88,900 - 1.769.000 - Pop
    3. Teoman 76,600 - 1.515.000 - Rock
    4. Mor ve Ötesi 92,300 - 1.490.000 - Alternative Rock
    5. Şebnem Ferah 84,900 - 1.415.000 - Rock


    6. Tarkan 102,000 - 1.290.000 - Pop
    7. Pinhani 67,200 - 1.191.000 - Soft Rock
    8. Hayko Cepkin 47,300 - 822,000 - Alternative Rock
    9. Vega 61.000 - 800.000 - Alternative Rock
    10. Sagopa Kajmer 23.600 - 800.000 - Rap
    11. Sertab Erener 78,600 - 789.000 - Pop
    12. Hande Yener 50,700 - 771.000 - Electro-Pop
    13. Gripin 57,600 - 755.000 - Rock
    14. Kurban 37,100 - 697,000 - Punk Rock
    15. Kenan Doğulu 66,500 - 695,000 - Pop
    16. Nil Karaibrahimgil 60.000 - 690.000 - Pop
    17. Ezginin Günlüğü 39,000 - 632,000 - Folk Pop
    18. Feridun Düzağaç 60,600 - 609,000 - Rock

    19. Emre Aydın 58.000 - 601.000 - Pop Rock


    20. Barış Manço 58,100 - 571.000 - Pop Rock
    21. Mercan Dede 54,500 - 570.000 - World Music
    22. Yalın 56,000 -550.000 - Pop
    23. Baba Zula 48,000 - 538.000 - Experimental
    24. Candan Erçetin 58,900 - 522.000 - Pop
    25. Kargo 49.000 - 520.000 - Pop Rock
    26. Ajda Pekkan 44,900 - 514.000 - Pop
    27. Cem Karaca 48,600 - 510.000 - Anatolian Rock
    28. Athena 40,000 - 500.000 - Ska Punk
    29. Replikas 33,700 - 488,000 - Experimental Rock
    30. Manga 40,000 - 485.000 - Rap Rock
    31. Ceza 35,800 - 483,000 - Rap
    32. Ahmet Kaya 14,900 - 474.000 - Folk Pop
    33. Yüksek Sadakat 47,200 - 453.000 - Pop Rock
    34. Demir Demirkan 46,400 - 450.000 - Rock
    35. Nev 47.000 - 450.000 - Soft Rock
    36. Redd 36,000 - 440.000 - Alternative Rock
    37. Mustafa Sandal 49,400 - 438.000 - Pop
    38. Çilekeş 53,200 - 429,000 - Alternative Metal
    39. Yeni Türkü 16,100 - 425,000 - Folk Pop
    40. Bülent Ortacgil 15,400 - 421,000 - Indie Folk
    41. Sakin 25.100 - 399.000 - Rock
    42. Yaşar 44,200 - 399,000 - Pop
    43. MFÖ 36.600 - 395.000 - Pop Rock
    44. Erkan Oğur 48,400 - 393.000 - Folk, Jazz
    45. Nazan Öncel 43,000 - 391,000 - Pop
    46. Funda Arar 41,400 - 389,000 - Pop
    47. Pentagram 19,000 - 380,000 - Thrash, Folk, Heavy Metal
    48. Fikret Kızılok 48,400 - 378.000 - Anatolian Rock
    49. Erkin Koray 42,100 - 376.000 - Anatolian Rock, Psychedelic Rock
    50. Kazım Koyuncu 33.200 - 358.000 - Folk

  • Şarkılar ve Dinlenilmesi Gereken Yerler/Mekanlar

    Ago 6 2009, 18h22 por didoFan

    + Sakin - TocarSentetik Sezar (Kesinlikle konserde)
    + Emily Haines & the Soft SkeletonDoctor Blind(Kalabalık olmayan bir alışveriş merkezinde yürürken)
    + Yasemin MoriKonuşmak (Hızlı hızlı yürürken)
    + Bloc PartyTocarThis Modern Love (Gece hızlı adımlarla eve yürüyerek)
    + MetricBlindness (Hava karanlıkken boş yolda giden otobüsün içinde)
    + Breaking BenjaminTocarThe Diary of Jane (Koşarken -terli terli- )
    + DidoTocarMary's in India (Vapurda)
    + Jackson WatersCome Undone (Geceleyin, yerler ıslak olcak, yere ışık yansıycak)
    + KeaneTocarShe Has No Time (Ataşehir Carrefour Expres'e giderken)
    + Ars LongaAklımda Hep Sen (Çetinkaya'da)
    + Michel FugainUne belle histoire (İstiklal'de)
    + Amy MacdonaldTocarLet's Start A Band (Gölcük'te)
    + Noir DésirTocarLe Vent Nous Portera (Kitap okurken, rüzgarli bi havada)
    + Mazzy StarTocarInto Dust (Çok sıcak bi havada, gece, bi çıkmaz sokağın sonunda)
    + MozellaLight Years Away (2 katlı otobüsün en arka koltuğunda açık camdan yüzüne rüzgar vururken)
    + The CranberriesTocarAnimal Instinct(Gitar çaldığını hayal ederken)
    + The ShinsTocarA Comet Appears (Gün batımında kumsalda otururken)
  • Arada geliyolar böyle bazen.

    Fev 3 2009, 13h24 por morff

    Belle and sebastian: Sanki resmen altımda bir su balonu var ve ben çatıdan çatıya hopluyorum balonumla..Yağmur damlalarını duyuyor gibiyim..Evet..Ruh dinginliği...

    Daft punk: Çok fena farklı boyutlardayım be. Çizgiler var, değmeden atlıyorum böyle kafamı altından geçiriyorum, kolum hala öbür çizginin arkasında falan..Gözler kapanmalı..Notalar alyuvarlarımda taşınıyor..İyi ki bir memeliyim sevgili blog. Böylece olgun alyuvarlarım çekirdeksiz ve daha çok oksijen ile nota taşıyabiliyor..Bilirsin bu sadece memelilere özgü bir özellik..Filler ve zürafalara da kulaklık taksam, onlar da memeli oldukları için sevinirlerdi eminim..Biraz daha yukarıya uçabilirim..

    Sakin: Bu adam..Gülümsüyor..Evet şarkı söylerken gülümsüyor bunu 2 mm yanımdaymışcasına hissediyorum..En çok da karamsar başlayan notalar neşelenince...Ah derinden etkileyici gerçekten de..3 dk içerisinde aynaya baktımda...Ben de gülümsüyormuşum meğer.

    Feist: Yazın en çok sevdiğim aktiviteyi bu sesi duyduğumda her an heryerde yapıyormuşum sanki..Denizin üstündeymişim ben. Güneş tepemde. Gözlerimi yummuşum sıkıca. Kollarım iki yana açık. Kulaklarımda sus sesi.. Dikkatli olmalıyım kolluklarıyla bir yandan yüzen bir yandan işeyen bebenin biri bana çarpıp huzurumu kaçırabilir..

    Radiohead: En basit melodiyi şaheser yapıyor Thomcuk..O yürüyor mu bilmiyorum ama..Ben ormanda yürüyorum..Sanırım oldukça karanlık..Evet be. Hava cidden karanlık..Yıldızlar da tam seyretmelik ha..Sadece sese odaklanıyorum. Her ses..Hepsi oldukça saf..Bana oradan bir saniyelik bir nota somutlaştırıp verseniz, bayağı mutlu olurum..

    The Beatles: Ayaklarım hiç bukadar yerinde duramamazlık yapmamıştı..Küçük küçük pıtır pıtır dokunduruyorum onları halıya..Oldukça nazikçe..Kollarım kıpırdıyor..Asilce.Çoğu zaman Hippice..En çok da o sözleri tam akciğerlerim ve midemin ortasında hissedebilmek..Bu adamlar ingilterenin değil..Tüm dünyanın çocukları..Rest in peace hmm.

    Flunk: İlkbahar..Ve yaz başlangıcı..Ilık..öksürük şurubu gibi bir hava tatlı ve sürekli içmek için yalandan öksürdüğüm..Hani bi tane yoluk kuş tüyü süzülüyor ya havada öyle işte.. Bir sürü çiçek varmış tarlanın tekinde. Üstümde sarı geceliğimde ben tek tek topluyormuşum hepsini..Tek kaygım arının tekinin beni sokması, ama dert değil..Arı bende baal yook, çiçeklerde peeek çook..

    Bright Eyes: Üzmesinler bu çocuğu istiyorum..Ağlatmasınlar...Balkona çıkıp bağırırım her nerdeyse o kız..Özür dileyeceksin allahın Bitch'i!!..Ses titreşimleri çok titriyor..En neşeli anında bile hüzün vurgulanıyor..Sadece alkol ile dayanıyor belki o bu hayata ama..Kendi şarkılarını dinlese belki.. buna ihtiyacı kalmayabilir...

    Nouvelle Vague: Eifel'in altında 1sn liğine durmak gibi..Bir fotoğraf çekmişim neşeyle danseden salak ama mutluluğu tavan yapmış tipler..Evet onlara bayılırım ben..Elleri, kolları, ayakları, kafaları hepsi ayrı oynar onların..Şuan bende öyle oynamalıyım..aaa şarkı bitmiş lan..Bright EyesNouvelle VagueFeistRadioheadBelle and SebastianFlunkDaft PunkThe BeatlesSakin
  • Bu Defa

    Jan 27 2009, 20h44 por OnlyRuby

    Sakinbu defa

    Bir kaç gün ya
    Bir kaç hafta
    Üç gün yirmiüç dakika
    Sonrasıydı herşey donarken

    Did I listen to pop music because I was miserable? Or was I miserable because I listened to pop music?
  • Best of 2008

    Dez 31 2008, 16h50 por onthewing

    1. Beach House
    “Devotion”

    Yılın en anlamlı albümü.. Gözlerinizi kapatıp bambaşka yerlerde olmayı düşlediğinizde arkada çalan albüm işte bu.. mutlu değilsiniz, hayır, ama olsun.. kışın cama vuran yağmur ya da kar taneleri, ya da yaz sıcağında balkon kapısından süzülen ılık rüzgar eşliğinde dinleyiniz..

    2. The Walkmen
    “You & Me”

    Sadeliğin güzelliği.. iddialı bir sadelik hem de.. bilinçli bir küçülme harekatı bu albüm The Walkmen için.. sessiz sessiz insanı en derinden yakalıyor işte, eksik fazla hiçbir şey yok.. hayatınızın albümü değil belki ama ister istemez seviyorsunuz sonuçta..

    3. Wolf Parade
    “At Mount Zoomer”

    Birçok kişi beğenmedi, dağınık, samimiyetsiz buldu.. evet, neyi hedeflediği biraz muğlak, nereye gittiği çok da belli değil.. ama güzel işte, gerek tek tek şarkılar, gerek albüm olarak sevdirdi kendini bana.. ilk albümdeki enerji yok belki ama yine agresif ve tavizsiz, aynı zamanda çok daha ağırbaşlı bir album bu.. öte yandan, üzerimdeki etkisi yıl içinde zamanla azaldı ve kendine ancak üçüncü sırada yer bulabildi..

    4. Fleet Foxes
    “Fleet Foxes”

    Midlake’in öncülüğünde yükselen 70’ler sound’u Fleet Foxes’la devam ediyor.. çok da iyi ediyor.. rock müziğin 20. yüzyılın sonunda yaşadığı çıkışsızlığı 2000’li yıllarda yüzünü geçmişe dönerek aşmaya çalışması ve bunda büyük oranda başarılı olmasıyla başlayan süreç, birçok yeni grubun belli bir formül içine hapsolmaya sürüklenmesiyle ürkünç bir hal almaya başlamıştı oysa ki.. neyse ki Fleet Foxes gibi gruplar retro ruhunun yapay ve yapmacık olmadan da yaşatılabileceğini gösteriyor.. albümü dinlerken alıp başını kırlara gitmek istiyor insan; kendi ekmeğini kendi yapıp, odununu kesip ısınıp kendi yağıyla kavrulduğu basit bir yaşamı arzuluyor.. sade ve mutlu bir yaşam.. üst sıralardaki yerini kesinlikle hakediyor..

    5. British Sea Power
    “Do You Like Rock Music?”

    Bir türlü sevememiştim bu albümü.. o kadar heyecanla bekledikten sonra dinlediğim şey pek de tatmin etmemişti beni.. ama sonra içindeki neredeyse her şarkının ayrı ayrı anlamlı olduğunu gördüğüm bu albüm, içimde büyümeye başladı tuhaf bir şekilde.. bunda hayatımdaki en muhteşem deneyimlerden birini yaşadığım Kasım ayındaki İstanbul konserlerinin de payı var hiç şüphesiz.. evet, BSP biraz daha büyük kitlelere oynar gibi bu albümle; müziklerindeki o şahane minimalist tavır yerini düzenli bir mükemmeliyetçiliğe bırakmış sanki.. ama yine de şarkılardaki enerjiği ve olmazsa olmaz samimiyeti hissetmemek imkansız.. ve biliyoruz sonuçta: bu adamlar hep güzel şeyler söylemeye devam edecekler, muhteşem vokaller ve yırtıcı gitarlarla, işte bu iyi..

    6. Elbow
    “The Seldom Seen Kid”
    7. Dodos
    “Visiter”
    8. Sakin
    “Hayat”
    9. Department of Eagles
    “In Ear Park”
    10. Sons & Daughters
    “This Gift”

    11. Black Mountain
    “In The Future”
    12. The Last Shadow Puppets
    “The Age Of The Understatement
    13. Vampire Weekend
    “Vampire Weekend”
    14. The Stills
    “Oceans Will Rise”
    15. Razorlight
    “Slipway Fires”
    16. REM
    “Accelerate”
    17. Nick Cave & The Bad Seeds
    “Dig!!! Lazarus Dig!!!”
    18. The Kooks
    “Konk”
    19. The Magnetic Fields
    “Distortion”
    20. TV on the Radio
    “Dear Science”
    21. James
    “Hey Ma”
    22. Evangelicals
    “The Evening Descends”
    23. Destroyer
    “Trouble in Dreams”
    24. Paavoharju
    “Laulu Laakson Kukista”
    25. Tindersticks
    “The Hungry Saw”
    26. Samamidon
    “All is Well”
    27. Sun Kil Moon
    “April”
    28. Islands
    “Arm’s Way”
    29. M83
    “Saturdays = Youth”
    30. Sigur Rós
    “Med Sud I Eyrum Vid Spilum Endalaust”
    31. Spiritualized
    “Songs in A&E”
    32. Shearwater
    “Rook”
    33. Albert Hammond Jr.
    “Como Te Llama”
    34. School of Language
    “Sea from Shore”
    35. Bon Iver
    “For Emma, Forever Ago”
    36. Retribution Gospel Choir
    “Retribution Gospel Choir”
    37. MGMT
    “Oracular Spectacular”
    38. My Morning Jacket
    “Evil Urges”
    39. Coldplay
    “Viva la Vida”
    40. Death Cab for Cutie
    “Narrow Stairs”
    41. Foals
    “Antidotes”
    42. Jason Collett
    “Here's To Being Here”
    43. Atlas Sound
    “Let The Blind Lead Those Who Can See But Cannot Feel”
    44. The Hold Steady
    “Stay Positive”
    45. The Verve
    “Forth”
    46. Portishead
    “Third”
    47. Titus Andronicus
    “The Airing of Grievances”
    48. The Honeydrips
    “Here Comes The Future”
    49. Tapes 'n Tapes
    “Walk It Off”
    50. The Automatic
    “This Is A Fix”
  • Sakin

    Set 15 2008, 8h02 por mesecina

    Sakin

    Sakin sakin dinlenir ki bu ..

    Sakin
  • Bu Geceye Yağmur Yakışırdı - Travis 27.06.2008

    Jul 3 2008, 20h46 por franz58

    Binboamania 2008

    Evet, orda olanlar bilirler, ülkemize "anca 10 yılda" varabilen Travis İstanbul'da gerçeküstü bir gece yaşattı. Gerçeküstü her ne kadar iddialı bir kelime olsada, gerçekten öyleydi adamlar sahneden inerken müziğe tam anlamıyla doymuştuk; yaklaşık 1 buçuk saatlik performans süresince bize birbirine zıt duygular (neşeden hüzüne) arasında büyülü bir yolculuk yaptırdı Travis. Fazla uzatmayacağım, kelimelerde fazla yetmez zaten, o geceyi yaşayanlar bilirler.

    Travis yorumuna geçmeden önce Sakin için bir paragraf açmak istiyorum. Mor ve Ötesi ne bazı insanlar tarafınca halen ne yönden benzetildiğini çözemediğim Sakin geçen sene izlediğim "gelecek vaad eden grup" havasından çıkmış, daha bi sahneye ve seyirciye hakim, ilk albümlerinin kalitesine yakışır bir performans sergiledi. Solist Onur Özdemir'in ikinci şarkıdan sonra vücudunu teşhir etmesini her ne kadar çok doğru bulmasamda (yani teşhir edebilirde serin bir havada sadece 2 şarkı sonra soyunması saçmaydı) muhtemelen kafası iyiydi, ve bunun dışında gayet sempatikti, antipatik bulanlarda olabilir. Onun dışında genel olarak müzikal anlamda Sakin oldukça iyiydi, tek problem tüm albümü çalacak zamanlarının olmamasıydı, yani 30 dk çok az kanımca. Onlarda sanki buna sitem eder gibi albümün önemli parçalarından olan "Kırmızı Oda" ve "Dönsün" ü çalmadılar halbuki kanımca bunlar en iyilerinden. Sağlık olsun, Sakin i seviyorum. Bu arada en çok "Yağmur Güncesi" ni beğendim canlı olarak, söylemeden de geçemeyeceğim.

    Gelelim Travis e. Fran ın sahnedeki tebessümünü hatırladığımda içimde buruk bir sevinç rüzgarı esiyor diye saçma bi cümle kursam yalan olmaz. Doug, Andy ve Neil dahil hepsi çok sempatikti, sahneyede çok yakışıyorlar. Rahatlıkla söyleyebilirimki belkide en çok eğlendiğim konserdi. Bazı gruplar sahnede mükemmel hatasız çalmalarına rağmen seyirciye o "hareket"i yansıtamazlar (bknz: Franz Ferdinand). Yani "hareket" den kastım seyirciyi coşturmak, misal, Andy nin her şarkıda kendi çevresinde gitarını kaldırarak spiraller çizmesi özellikle "All I Want To Do Is Rock" ta blüzünün yukarı kalkmasıyla karizmasını hafif çizen göbeğinin ortaya çıkması pahasına gitarını göklere kaldırıp şov yapması, Doug un sahne önündeki kızları keserek ileri geri durmadan dans etmesi ve Fran ında yerinde durmaması - bunlar hep seyirciye sıcak gelen, daha bi coşturan ve performansı daha bi "canlı kanlı" kılan şeylerdi. Değinmeden geçemeyeceğim Travis in sahnedeki ışıklandırmasından sorumlu adamınıda tebrik etmek lazım.

    Şarkılara hep bir ağızdan eşlik ettik, onlara ne kadar aç olduğumuzu çok güzel bir şekilde gösterdik, Travis i bence çok iyi ağırladık. Burdan bir kere daha orda bulunan herkese teşekkür ederim bu katılım onları daha da gaza getirdi, muhteşem bi atmosfer yarattı. "Selfish Jean" de özellikle inanılmaz bi hava oluştu. İşte o bahsettiğim gerçeküstülük tü bu; cidden yani o şarkıda bağırdık çağırdık zıpladık herşeyi yaptık, aklımda en çok kalan şarkı bu oldu geceden. Onun dışında "Turn" ve son single "J. Smith" en iyilerdi.

    Travis in canlı performansıyla stüdyo kayıtları arasında dağlar kadar fark var. Bi kere canlı daha sertler. Çalmalarına şaşırarak çok sevindiğim "Blue Flashing Light" mesela The Man Who 'daki hafif progressive havasına nazaran daha gürdü. Ama dediğim gibi canlı konserde o melankolik ağlatan Travis şarkıları daha sert bir biçimde çarpıyor insanı.

    Bir kaç foto:







    Şu an notlarımı çek etmem lazım ondan kesin bir sıralı setlist veremiyorum ancak albüm albüm çalınan şarkılar şöyleydi; (eksik varsa lütfen belirtin)

    Good Feeling:"All I Want To Do Is Rock"
    The Man Who: "Writing To Reach You", "Driftwood", "As You Are", "Turn", "Why Does It Always Rain On Me?", "Slide Show", "Blue Flashing Light"
    The Invisible Band: "Sing", "Side", "Pipe Dreams", "Flowers In The Window"
    12 Memories: "The Beautiful Occupation", "Love Will Come Through"
    The Boy With No Name: "Selfish Jean", "Closer", "Eyes Wide Open"
    Ode To J. Smith: "J. Smith", + adlarını söylediler ama hatırlayamadığım 2 şarkı daha.

    Aslında Travis in en çok tutan albümleri The Man Who ya ağırlık vermelerini bekliyorduk ancak "My Eyes" gibi bir kaç şarkının setlistin dışında kalacağını tahmin etmemiştim. Açıkçası diğerleri çok deilde "My Eyes" ı konserin sonuna kadar hep bekledim ama gelmedi :D olsun yinede çok güzel bir setlist ti.

    Sonbaharda çıkacak yeni albüm "Ode To J. Smith" te ise Travis bi önceki albümde başladığı o "12 Memories" deki depresif halinden kopma sürecini tamamlıyor gibi. Bizi daha da eğlenceli hareketli bir yeni albüm bekliyor. Onun turnesi içinde dönerler inşallah.

    Son olarak belirtmeliyim ki Travis i son zamanlarda çok dinlemiyordum ancak ne kadar büyük bi hata yaptığımın farkına vardım :D. Fark ettim ki Travis gece gündüz hatta günlerce size yetecek duygu yüklü şarkı cephanesine sahip ender gruplardan. Mucizevi geceyi "Why Does It Always Rain On Me?" ile taçlandırdıklarında şemsiyeler açıldı, yağmur beklendi ama gelmedi:). Böyle bir geceye yakışırdı halbuki.
  • İstanbul'dan Travis Geçti

    Jun 30 2008, 17h09 por didoFan

    Fri 27 Jun – Binboamania

    10 yıllık maziye sahip 4 İskoç genç tarafında kurulan Travis nihayet 2008 yazında ilk Türkiye konserini verdi. Benim 3 senedir beklediğim ama eminim ki benden çok daha uzun süredir Travis'in yolunu gözleyenler için muhteşem 1 gece yaşatıp gönlümüzde 1 kez daha taht kurdular.

    Konser haberini ilk aldığımda doğal olarak ilk başta inanamadım, Travis üyelerinin ülkemizin varlığından bile haberleri olduğundan şüpheliydim, ta ki Travisonline.com'daki "The band are now confirmed for the Binboamania Festival..." yazısını görene kadar. Biletlerin de doğum günüm olan 2 Mayıs'ta satışa çıkacak olması da hayatımın en güzel tesadüflerinden biriydi. İlk bekleyiş bilet fiyatlarının kaç para olacağı şeklindeydi ve 67,50 YTL'lik fiyat ilk başta çok gelse de " İsterse 1000 lira olsun! " anlayışıyla ivedilikle biletler alındı. İkinci bekleyiş ise vadedilen 1 yabancı ve 2 yerli ön grubun kimler olacağı yönündeydi. Yerli gruplar olarak ilk baştan beri Sakin ve Mor ve Ötesi öne çıkmıştı, ama yabancı grup için yine içimizde başka 1 brit gelir mi acaba sorusu belirdi. Stereophonics, Starsailor, Keane vs. vs. en sonunda Embrace'e bile razı olundu ama New Model Army olarak açıklandı. Türkiye'de 1 kesim tarafından sevilen sayılan, hatta MvÖ'nün ilham kaynağı olan 1 grupmuş, çok da tın! Üçüncü bekleyiş ise kimin kaçta çıkacağı şeklindeydi. Malum Ümraniye'de oturan biri için Maslak'dan dönüş pek de kolay değildi, umarım Travis 10'dan önce çıkar dualarım kabul olmuş olcak ki NMA'nın son grup olduğu o garip, ama işe yarayan program da açıklandı. Son bekleyiş ise artık konser tarihinde son bulacaktı. Her ne kadar kapı 4 diye açıklanıp da 5'de açıldıysa da genel olarak bence organizasyonun tek sorunlu tarafı buydu, onun dışında çok dakiktiler. 7'ye kadar Bloc Party'den Marilyn Manson'a, Placebo'dan U2'ya geniş 1 yelpazeye sahip Dream TV DJ'inin işkencesi sürdü ve 7'de ilk grup Sakin çıktı. Yarım saat civarı çaldıktan sonra yerlerini MvÖ'ye bıraktılar. 8'de sahneye çıkıp 9 olmadan inen Harun ve arkadaşları ömür boyu hayır duamı almalarını sağlayacak 1şey yaparak 23'ü çaldılar !
    Veee Veee Veee huzurlarınızda Travis. 21:30 civarı sahneye koşa koşa gelip anında çalmaya başladılar. İlk şarkı yeni albümdendi o yüzden kimse eşlik etmedi, daha sonra ise Selfish Jean herkesi coşturmaya yetti. İlk 2 ya da 3 şarkıdan sonra Fran, o muhteşem sesiyle "How ya doin' ?" diyerek bir defa daha seyircileri coşturdu. Ardından içinde "10 yıldır gelemediğimiz için üzgünüz, çünkü yürüyerek geldik, ayaklarımız şişti içerde masaj yaptırdık, ama siz çok formdasınız" tipinden 1kaç söz söyledi. Çok içtendi. Ardından şölen devam etti. Closer'ı ise Fran'dan çok kalabalık söyledi. Muhteşemdik. Zaten genel olarak çok etkileyici 1 seyirci grubu vardır ve sanırım sınavı başarıyla geçtik. Closer'dan sonra Travis daha da çoşmuş gibiydi, boşuna gelmemiş havasına girdiler. TocarSide, TocarWriting To Reach You gibi şaheserlerden sonra Fran "Bu şarkı için çok istek geldi" diyerek dünyanın en en en güzel grubunun en en en güzel şarkısı olan TocarLove Will Come Through'u çaldı. Amanın ! Zaman durmuştu, anlatılmaz yaşanır. Ardından sırasını bilmiyorum ama TocarPipe Dreams, TocarAs You Are, TocarSing, TocarTurn falan çaldılar ve içeri kaçtılar ! Hani başka yok mu derken yine koşa koşa geldiler ve sahne önünde 4 Travis üyesi ve yardımcı üye klavyedeki elemanla birlikte omuz omuza vererek Fran'in gitarından ve hep bir ağızdan Flowers In The Windows'u söylediler. Sahnede o an o kadar içten, o kadar sevecenler, o kadar sade, o kadar Travis'tiler ki, anlatılmaz yaşanır(2). Ardından adlarını daha sonra öğrendiğim ve konser sırasında yeni şarkı dediğim TocarSlide Show ve TocarThe Blue Flashing Light'ı çaldılar ve sıra geldi son parçaya. Şemsiyeler açıldı, eller havaya kalktı ve Fran başladı: TocarWhy Does It Always Rain on Me? O an 1 de yağmur yağsaydı heralde sabaha kadar çalmaya devam ederlerdi o gazla, anlatılmaz yaşanır(3). Şarkı bitince Fran yine tüm o içtenliğiyle "See you soon." dedi. Belki klasik bir hoşçakaldı, ama sahnedeki binlerce kişi bunu tekrar görüşeceğiz sözü olarak algıladı, umarım öyledir.
    Fran Healy muhteşem sesiyle, sürekli gitar değiştirmesiyle, sahnede sağa sola koşturmasıyla, gitarını eğilerek çalmasıyla; Andy Dunlop gitarıyla yaptığı o manyaklıklarla, seyircinin şarkılara eşlik etmeyi abarttığı sırada mikrofonu bize doğru çevirmesiyle, Dougie Payne sahnedeki tüm kızları kesmesiyle, sürekli elindeki birayla bize Cheers demesiyle(Thx for everything diye tamamladık bkz: Selfish Jean); Neil Primrose de baterisinin arkasına gizlenmesiyle hepimizin kalbindeki yerlerini iyice sağlamlaştırdılar. Bu kadar sade, duru, belki basit 1 grup nasıl oluyor da insanı bu kadar etkileyebiliyor ? Ey Travis, nasıl oluyor da bu kadar muhteşem olabiliyorsun ? Nasıl bize en uç duyguları sadece 3 - 5 dakikalık şarkılarla hissettirebiliyorsun ? Neden sizleri bu kadar çok seviyoruz ? Bir daha gelecek misiniz ? N'olur gelin.
  • Türk artistler - adından bahsettirenler ve bahsettirecekler

    Jun 17 2008, 22h29 por franz58

    verilen sözler tutulmadı, Sakin yorumuyla dönücez demiştik ama dönemedik, şimdi ise daha geniş bir incelemeyle tabir i caizse şvarzzeneger vari muhteşem bir dönüş yapıyoruz. Bu yazıda artık "underground" luğu neredeyse hiç kalmayan, son zamanlarda ortaya çıkan ve hepimizi -çoğumuzu belki- gururlandıran Türk müzisyenlerden bahsedeceğiz.

    Türkçe müzik, Türk müziği nereye gidiyor? Bana göre kesinlikle iyi yönde gelişiyor. Tabi bunda gün geçtikçe sayısı artan mekanların ve "independent" müzik şirketlerininde katkısı var. Açıkçası Türkçe müziğe şu son bir kaç ayda daha fazla önem vermeye başladım; artık yapılan işler göz ardı edilemeyecek bir noktaya geldi. Yani eskiden hep bir yabancı müzisyeni dinlediğimde "neden bizim ülkemizden böyle işler çıkmıyor?" derdim kendime, şimdi ülkemle tam anlamıyla bu konuda gurur duymaya başladım.

    Şimdi sırayla -herhangi özel bir sırası yok- son zamanlarda ön plana çıkan, veya benim çıkmasını düşündüğüm, veya zaten hepimizin artık gurur duyduğu sanatçılardan bahsedeceğim.

    Sakin
    Evet, Sakin'i başa koymamak olmazdı zaten benim gönlümde de farklı bir yere sahipler. Sakin, Mor ve Ötesi'nin verdiği destek sonucu Mart ayında Rakun etiketi altında Hayatadlı ilk albümünü çıkararak müzik dünyasına pek de sakin olmayan bir adım attı. Az da olsa bu albümü eleştirenleri de gördüm ancak şahsi görüşüm bu albümün Türkçe müzik tarihinde yeni bir çığır olduğu şeklinde. Yanılmıyorsam Boğaziçi -İTÜ karışımı bir grup olan Sakin, çarpıcı, derin sözleri ve kendine has kelime seçimleriyle de göze batıyor. Tüm albüm baştan sona durmadan dinlenilesi ancak tabi ki "Denek Hayatım", "Edepsiz Komedya" ve "Laleler Beyaz" ilk dinleyişte aşk yaşıyabilecekleriniz. Bir kaç dinleyişten sonra "Dönsün", "Yağmur Güncesi" ve "Bu Defa" nında diğer çok kaliteli işler olduğunu anlayacaksınız. Yanlış anlamayın geriye kalan şarkılarda fantastik, ancak bunlar açıkça daha can alıcı.
    Sakin canlı performanslarıyla da tam not alan bir topluluk. Sahnede mükkemele yakın olanı vermeye çalışmaları ve açıkçası bunuda başarmaları en büyük özellikleri, seyirciyle kurdukları iletişimde cabası. Stil olarak her ne kadar MVÖ ye benzetilselerde çok farklı oldukları ortada. Kesinlikle öyle uzun gitar sololarının olmaması, daha ziyade müzikal geçişlerde tüm enstrumanların birinin önderliğinde olmadan birlikte hareket etmesi onları "rock" a deilde "indie" ye daha yakın tutan etkenlerin başında geliyor. Onun dışında kendilerini tanımlarken kullanmalarına rağmen "shoegaze" i tam olarak görebildiğimiz tek yer "Denek Hayatım"ın outro su ki bu bölümde "Denek Hayatım"ın bir parçası olarak gözükmüyor aslında.
    Sonuç olarak Sakin in "küçük hayatlar" dan yeri gelince güldüren yeri gelince ağlatan fakat her zaman dinleyene derinden dokunan kesitler sunduğu bu albüm adeta bize verilmiş bir hediye.
    www.myspace.com/sakin

    Ayyuka
    İlk olarak bir "Battle of the Bands" ile adından söz ettiren Ayyuka, bir ad taşımayan ilk albümünü geçtiğimiz yılın sonlarında çıkarmıştı. İlk dinleyişte Replikas'ı anmamak neredeyse imkansız, Ayyuka'nın müziğinde de o Anadolu havasını solumak mümkün, ancak anlatmak istediklerini daha bi "psychedelic" olan Replikas'tan daha net, daha kısa ve direk bi yolla anlatıyorlar. Hemen hemen tüm şarkıların patlayan bi bomba misali hep canlı bir ritme sahip,melodik ama kan ağlayan bir melankoli içinde çığır çığır bağırması da ayrı bir özellik, belkide Ayyuka'yı özel kılan faktör.
    Ayyuka'nın kesinlile dinleyiciye ağlatma veya derinden dokunma falan gibi bir amacı yok. Tek amaç oynatmak, ölümüne zıplatmak sanki. Şarkılarda çokda anlam aramamak lazım, yani derin anlamlar aramamak lazım çünkü zaten demek istenilen deyim yerindeyse cuk diye söylenmiş. Özellikle "Toz Bulutu" ndan net bir şarkı olamaz demek istiyorum :)). Genel olarak karanlık, ve hafif kirli ve bir o kadar da ilginç bir şekilde çekici bir "sound" a sahip olan bu albüm enstrümental parçalarıylada alkışı hak ediyor. "Azgın Çengi" ve "Çaça" eminim ilk dinleyişte her dinleyicinin takdirini kazanan eserlerdir. Özellikle itraf etmeliyim "Çaça" ne zaman dinlersem dinleyeyim nerde olursam olayım beni oynatıyor.
    Albüm kapağı dahil, sound uyla ve sözleriylede her ne kadar karamsar bir hava çizsede, Ayyuka beni güldürüyor. "Hayat Derde Bandı Beni" örneğin, hafif arabeske kayıp efkarlanabileceğiniz ancak aynı zamanda da kahkahalar içinde söyleyebileceğiniz bir şarkı. Söylemeden geçmeyelim, Orhan Gencebay cover ı "Ümitsiz Aşk" da gerçekten çok orijinal olmuş, bu adamlarda orijinal zaten, tebrikler.
    www.myspace.com/ayyuka

    Gevende
    Geçen yıl çeşitli jazz festivallerinde gösterdiği performanslarla adından ciddi anlamda söz ettirmeye başlayan Gevende bir başka güzide grubumuz. Eskişehir çıkışlı olan Gevende fark edilmekte fazla zorlanmamış ve 2006 da Roxy Müzik Günlerinde birinciliği göğüsleyerek büyük bir adım atmış. Tür olarak yeri geldiğinde caz dan etnik anadolu ya kadar çekilebilecek geniş bir müzik yelpazesine sahip grubun üyeleride oldukça yetenekli müzisyenler. Ve herşeyden önce çok yaratıcılar. Sanıyorum Gevende yaptığı çeşitli film müzikleriylede tanınan bir topluluk, daha ötesini de hak ediyorlar. Tüm sözlerinin anlamsız (tersten olduğunu iddia ediyorlar) olmasına rağmen bazen ciddende müziğin gücünü unutmamamız gerekitiğini hatırlatıyor bize bu insanlar. Özellikle eline gitarı alıp iki-dört kelime bağıran insanların, hatta daha beter popçu arkadaşlarımızında ortada dolaştığı şu günlerde bize enstrumental müziğin bazen ne kadar güçlü olabileceğini gösteriyor Gevende. Klasik müzik de dinleyen bir insan olarak enstrumental müziği seviyorum, ancak demek istediğim Gevende nin kendi etnik-deneysel stilini daha geniş kitlelere benimsetmesi, sevdirmesi.
    Ney den gitarlara, ordan yaylılara ve trombona oldukça kalabalık bir kadrosu olan Gevende ince ince düşünülmüş her pasajıyla insanı içindeki uzak diyarlara götürüyor. Bu adamar kesinlikle benim göğsümü kabartıyor.
    Söylemeden geçmeyeyim, "Nem" adlı parça bana göre en başarılı parçaları, ve bir başyapıt.

    Dandadadan
    Her ne kadar bazı şarkıları beni sinir etsede, yenilikçiliklerinden ötürü gözlerinden öpmek istediğim bir topluluktur DANdadaDAN. Solist ayrılmış mı ne tam olarak olayları bilmiyorum, inşallah yollarına bi şekilde diğerleri devam ederler. Ancak basistide "Dinar Bandosu" na transfer olmuş diye duydum, onuda tam bilmiyorum. Yinede albümleri Sen Bana Birini Android herkese tavsiye edilir.

    Dinar Bandosu
    "Saykodelik" olayını kullanmayı çok seven "düğünümüz kırda saykodelik olsun" diye anlamsız dizeler yazan ve Saykodelikdesik diye de bir albüm çıkartan Dinar Bandosu tüm saçmalıklarına rağmen iddialı gruplarımızdan. Onlarda hem etnik kültürümüzün sularında hemde "saykodelik" in idealist kıyılarında gezinip ilginç işler çıkartıyorlar. Deyim yerindeyse "ortaya karışık" ancak deli dolu bir müzik icra ediyorlar. İlgi çekici.

    Bedük
    Bu adam dan bahsetmemek olmazdı. Müzik kariyerine bildiğimiz gitarist-şantör Abidin misali popçulardan biri olarak başlayan Bedük oldukça dramatik bir "u dönüşü" nden sonra bugünkü Bedük olmuş. Şimdi belkide onu rahatça Türk elektronik-pop unun kralı olarak tanımlayabiliriz, çok da kötü olmayan bir aksanla ingilizce söylemesi tabi kide ironik. Ancak umarız yabancı şarkılar yapması onun daha geniş bir piyasada adından söz ettirmesine yol açar. Konserlerde müziği tam kadro bir grupla canlı olarak icra etmeleride cabası. Bu adamın klip lerini kesinlikle takip edin çok ilginç işler var.

    Kafabindünya
    kafabindünya "ambient" tarzındaki enstrumental parçalarıyla dikkatimizi çekiyor. Belki bu müziği bir çeşit trans olarakta yorumlayabilirsiniz. "Platonik Aşk" dinlemeye değer. Bırakın Türkiye yi, Avrupa ve Dünya da da çok iyi örneklerine zor rastlayacağınız bir tür bu.
    http://www.myspace.com/kafabindunya

    Grangulez
    Ankaralı gençler takdiri fazlasıyla hak ediyor. Çok sallamadakları berbat bir mysapce sayfasına sahip olan Grangulez "Karen" adlı parçayla tüm hafif elektro hafif garage havasında coşmayı sevenleri mest ediyor. Efektlerle komplike gibi duyulsada aslında oldukça basit bir yapıya sahip olan bu parçayı dinleyip Granguleze aşık olmamak mümkün deil. Ancak daha fazla eserlerine ulaşmak neredeyse imkansız. Albüm şart, Grangulez e dikkat.


    Ve diğerleri . . .

    Diğerleri diyip kesip attığıma bakmayın şu an yazacak halim ve zamanım olmadığından bu isimleri bu şekilde aktaracağım. Hepsine bi kulak vermeniz önerilir.

    -Nekropsi
    -Neon
    -Ars Longa
    -Gren
    -nordik
    -Hayvanlar Alemi
    -Kırıka
    -Gece

    bu gençlere de dikkat!
    - Armut & Muz: www.myspace.com/armutvemuz
    - Nekizm: www.myspace.com/nekizm
    - Deff: www.myspace.com/defftr

    bana da bakabilirsiniz :) : Aykut İmer - www.myspace.com/champmagnetique
    Biraz uzun oldu umarım okuyanlara bi fikir verebilir.
    İlginç ve idealist bir yönde hızla serpilip büyüyen Türkçe müzik ve Türk müzisyenler gerçekten gurur verici, bu jenerasyonun değerini bilmeli, gereken ilgiyi göstermeliyiz. Son yıllarda olmadığı kadar canlı bir Türkçe müzik ortamı var.

    Uzun bi süre tekrar görüşemeyebiliriz, okuduğun için sağ ol okuyucu.