• Songs About Jane

    Nov 7 2008, 21h56 por adazewa

    Or maybe not.

    I want you to list as many bands, song titles and album titles with your name in it. I'll start.

    Songs
    TocarMolly by Mindless Self Indulgence
    TocarAnna Molly by Incubus
    TocarMolly's Chambers by Kings of Leon
    Molly's Lips by Nirvana
    TocarEvery Man Has a Molly by Say Anything
    TocarGood Golly, Miss Molly by Little Richard
    TocarGood Golly Miss Molly by Creedence Clearwater Revival

    Bands
    Flogging Molly
    Molly
    Molly Hatchet
    Molly Johnson
    Molly Bea
    Molly Zenobia
    Molly Bancroft
    Molly McGinn
    Molly Jenson
    Metal Molly
    DJ MollyMolly

    And a very very special mention to:

    TocarKara Araba by DANdadaDAN
    TocarAraba by Mustafa Sandal
    Ai Araba IT'S ALL RIGHT by Morning Museme
    TocarAraba by Alexander Robotnick
    Araba Yok by Cartel

    Now it's your turn! GO GO GO!

    Charlie, if you don't comment, I'm coming after you.
  • nacizane compilation

    Ago 7 2008, 18h28 por denokraker

    DDR

    ,

    http://www.dogualmanya.net

    http://www.myspace.com/dogualmanya

    moskoff!



    http://www.myspace.com/moskoffist

    Hayvanlar Alemi



    http://www.myspace.com/hayvanlaralemi

    Reverie Falls On All

    ,

    http://www.reveriefallsonall.com/

    http://www.myspace.com/reveriefallsonall

    Change of Plans



    http://www.changeofplans.org/

    http://www.myspace.com/changeofplansist

    Kırıka



    http://www.myspace.com/kirikasmyrna

    Kim Ki O



    http://www.myspace.com/kimkio

    Sakareller



    http://www.sakareller.net/

    http://www.myspace.com/sakareller

    kafabindünya



    http://www.lastfm.com.tr/music/kafabind%C3%BCnya

    http://www.myspace.com/kafabindunya

    Cemiyette Pişiyorum



    http://www.cemiyettepisiyorum.com

    http://www.myspace.com/cemiyettepisiyorum

    Daire 2: General Gramofon



    http://www.myspace.com/d2gg

    Kokan Dellec

    ,

    http://www.myspace.com/kokandellec

    Saska

    ,

    http://www.myspace.com/sokkursaska

    Post Dial



    http://blog.postdial.net/

    http://www.myspace.com/postdial

    Clouds and Crowds



    http://www.myspace.com/cloudsandcrowds

    Toz ve Toz



    http://www.myspace.com/tozvetoz

    Tamburada



    http://www.myspace.com/tamburada

    DANdadaDAN



    http://www.myspace.com/dandadadan

    laissez passer, laissez faire



    http://www.myspace.com/LFLP

    Quartet Muartet



    http://www.myspace.com/quartetmuartet

    proudpilot



    http://www.myspace.com/proudpilot

    klaustro



    http://www.myspace.com/klasor

    Biblo



    http://www.myspace.com/biblotek

    Flatliners



    http://www.myspace.com/xprkn

    Fatima Spar und die Freedom Fries



    http://www.fatimaspar.com/

    http://www.myspace.com/fatimaspar

    Cow's Eye



    http://www.myspace.com/coowseye

    Kırık Çizgi



    http://www.myspace.com/kirikcizgi

    Disco Lips



    http://www.myspace.com/bandthelips

    Sattas



    http://www.myspace.com/sattas
  • Türk artistler - adından bahsettirenler ve bahsettirecekler

    Jun 17 2008, 22h29 por franz58

    verilen sözler tutulmadı, Sakin yorumuyla dönücez demiştik ama dönemedik, şimdi ise daha geniş bir incelemeyle tabir i caizse şvarzzeneger vari muhteşem bir dönüş yapıyoruz. Bu yazıda artık "underground" luğu neredeyse hiç kalmayan, son zamanlarda ortaya çıkan ve hepimizi -çoğumuzu belki- gururlandıran Türk müzisyenlerden bahsedeceğiz.

    Türkçe müzik, Türk müziği nereye gidiyor? Bana göre kesinlikle iyi yönde gelişiyor. Tabi bunda gün geçtikçe sayısı artan mekanların ve "independent" müzik şirketlerininde katkısı var. Açıkçası Türkçe müziğe şu son bir kaç ayda daha fazla önem vermeye başladım; artık yapılan işler göz ardı edilemeyecek bir noktaya geldi. Yani eskiden hep bir yabancı müzisyeni dinlediğimde "neden bizim ülkemizden böyle işler çıkmıyor?" derdim kendime, şimdi ülkemle tam anlamıyla bu konuda gurur duymaya başladım.

    Şimdi sırayla -herhangi özel bir sırası yok- son zamanlarda ön plana çıkan, veya benim çıkmasını düşündüğüm, veya zaten hepimizin artık gurur duyduğu sanatçılardan bahsedeceğim.

    Sakin
    Evet, Sakin'i başa koymamak olmazdı zaten benim gönlümde de farklı bir yere sahipler. Sakin, Mor ve Ötesi'nin verdiği destek sonucu Mart ayında Rakun etiketi altında Hayatadlı ilk albümünü çıkararak müzik dünyasına pek de sakin olmayan bir adım attı. Az da olsa bu albümü eleştirenleri de gördüm ancak şahsi görüşüm bu albümün Türkçe müzik tarihinde yeni bir çığır olduğu şeklinde. Yanılmıyorsam Boğaziçi -İTÜ karışımı bir grup olan Sakin, çarpıcı, derin sözleri ve kendine has kelime seçimleriyle de göze batıyor. Tüm albüm baştan sona durmadan dinlenilesi ancak tabi ki "Denek Hayatım", "Edepsiz Komedya" ve "Laleler Beyaz" ilk dinleyişte aşk yaşıyabilecekleriniz. Bir kaç dinleyişten sonra "Dönsün", "Yağmur Güncesi" ve "Bu Defa" nında diğer çok kaliteli işler olduğunu anlayacaksınız. Yanlış anlamayın geriye kalan şarkılarda fantastik, ancak bunlar açıkça daha can alıcı.
    Sakin canlı performanslarıyla da tam not alan bir topluluk. Sahnede mükkemele yakın olanı vermeye çalışmaları ve açıkçası bunuda başarmaları en büyük özellikleri, seyirciyle kurdukları iletişimde cabası. Stil olarak her ne kadar MVÖ ye benzetilselerde çok farklı oldukları ortada. Kesinlikle öyle uzun gitar sololarının olmaması, daha ziyade müzikal geçişlerde tüm enstrumanların birinin önderliğinde olmadan birlikte hareket etmesi onları "rock" a deilde "indie" ye daha yakın tutan etkenlerin başında geliyor. Onun dışında kendilerini tanımlarken kullanmalarına rağmen "shoegaze" i tam olarak görebildiğimiz tek yer "Denek Hayatım"ın outro su ki bu bölümde "Denek Hayatım"ın bir parçası olarak gözükmüyor aslında.
    Sonuç olarak Sakin in "küçük hayatlar" dan yeri gelince güldüren yeri gelince ağlatan fakat her zaman dinleyene derinden dokunan kesitler sunduğu bu albüm adeta bize verilmiş bir hediye.
    www.myspace.com/sakin

    Ayyuka
    İlk olarak bir "Battle of the Bands" ile adından söz ettiren Ayyuka, bir ad taşımayan ilk albümünü geçtiğimiz yılın sonlarında çıkarmıştı. İlk dinleyişte Replikas'ı anmamak neredeyse imkansız, Ayyuka'nın müziğinde de o Anadolu havasını solumak mümkün, ancak anlatmak istediklerini daha bi "psychedelic" olan Replikas'tan daha net, daha kısa ve direk bi yolla anlatıyorlar. Hemen hemen tüm şarkıların patlayan bi bomba misali hep canlı bir ritme sahip,melodik ama kan ağlayan bir melankoli içinde çığır çığır bağırması da ayrı bir özellik, belkide Ayyuka'yı özel kılan faktör.
    Ayyuka'nın kesinlile dinleyiciye ağlatma veya derinden dokunma falan gibi bir amacı yok. Tek amaç oynatmak, ölümüne zıplatmak sanki. Şarkılarda çokda anlam aramamak lazım, yani derin anlamlar aramamak lazım çünkü zaten demek istenilen deyim yerindeyse cuk diye söylenmiş. Özellikle "Toz Bulutu" ndan net bir şarkı olamaz demek istiyorum :)). Genel olarak karanlık, ve hafif kirli ve bir o kadar da ilginç bir şekilde çekici bir "sound" a sahip olan bu albüm enstrümental parçalarıylada alkışı hak ediyor. "Azgın Çengi" ve "Çaça" eminim ilk dinleyişte her dinleyicinin takdirini kazanan eserlerdir. Özellikle itraf etmeliyim "Çaça" ne zaman dinlersem dinleyeyim nerde olursam olayım beni oynatıyor.
    Albüm kapağı dahil, sound uyla ve sözleriylede her ne kadar karamsar bir hava çizsede, Ayyuka beni güldürüyor. "Hayat Derde Bandı Beni" örneğin, hafif arabeske kayıp efkarlanabileceğiniz ancak aynı zamanda da kahkahalar içinde söyleyebileceğiniz bir şarkı. Söylemeden geçmeyelim, Orhan Gencebay cover ı "Ümitsiz Aşk" da gerçekten çok orijinal olmuş, bu adamlarda orijinal zaten, tebrikler.
    www.myspace.com/ayyuka

    Gevende
    Geçen yıl çeşitli jazz festivallerinde gösterdiği performanslarla adından ciddi anlamda söz ettirmeye başlayan Gevende bir başka güzide grubumuz. Eskişehir çıkışlı olan Gevende fark edilmekte fazla zorlanmamış ve 2006 da Roxy Müzik Günlerinde birinciliği göğüsleyerek büyük bir adım atmış. Tür olarak yeri geldiğinde caz dan etnik anadolu ya kadar çekilebilecek geniş bir müzik yelpazesine sahip grubun üyeleride oldukça yetenekli müzisyenler. Ve herşeyden önce çok yaratıcılar. Sanıyorum Gevende yaptığı çeşitli film müzikleriylede tanınan bir topluluk, daha ötesini de hak ediyorlar. Tüm sözlerinin anlamsız (tersten olduğunu iddia ediyorlar) olmasına rağmen bazen ciddende müziğin gücünü unutmamamız gerekitiğini hatırlatıyor bize bu insanlar. Özellikle eline gitarı alıp iki-dört kelime bağıran insanların, hatta daha beter popçu arkadaşlarımızında ortada dolaştığı şu günlerde bize enstrumental müziğin bazen ne kadar güçlü olabileceğini gösteriyor Gevende. Klasik müzik de dinleyen bir insan olarak enstrumental müziği seviyorum, ancak demek istediğim Gevende nin kendi etnik-deneysel stilini daha geniş kitlelere benimsetmesi, sevdirmesi.
    Ney den gitarlara, ordan yaylılara ve trombona oldukça kalabalık bir kadrosu olan Gevende ince ince düşünülmüş her pasajıyla insanı içindeki uzak diyarlara götürüyor. Bu adamar kesinlikle benim göğsümü kabartıyor.
    Söylemeden geçmeyeyim, "Nem" adlı parça bana göre en başarılı parçaları, ve bir başyapıt.

    Dandadadan
    Her ne kadar bazı şarkıları beni sinir etsede, yenilikçiliklerinden ötürü gözlerinden öpmek istediğim bir topluluktur DANdadaDAN. Solist ayrılmış mı ne tam olarak olayları bilmiyorum, inşallah yollarına bi şekilde diğerleri devam ederler. Ancak basistide "Dinar Bandosu" na transfer olmuş diye duydum, onuda tam bilmiyorum. Yinede albümleri Sen Bana Birini Android herkese tavsiye edilir.

    Dinar Bandosu
    "Saykodelik" olayını kullanmayı çok seven "düğünümüz kırda saykodelik olsun" diye anlamsız dizeler yazan ve Saykodelikdesik diye de bir albüm çıkartan Dinar Bandosu tüm saçmalıklarına rağmen iddialı gruplarımızdan. Onlarda hem etnik kültürümüzün sularında hemde "saykodelik" in idealist kıyılarında gezinip ilginç işler çıkartıyorlar. Deyim yerindeyse "ortaya karışık" ancak deli dolu bir müzik icra ediyorlar. İlgi çekici.

    Bedük
    Bu adam dan bahsetmemek olmazdı. Müzik kariyerine bildiğimiz gitarist-şantör Abidin misali popçulardan biri olarak başlayan Bedük oldukça dramatik bir "u dönüşü" nden sonra bugünkü Bedük olmuş. Şimdi belkide onu rahatça Türk elektronik-pop unun kralı olarak tanımlayabiliriz, çok da kötü olmayan bir aksanla ingilizce söylemesi tabi kide ironik. Ancak umarız yabancı şarkılar yapması onun daha geniş bir piyasada adından söz ettirmesine yol açar. Konserlerde müziği tam kadro bir grupla canlı olarak icra etmeleride cabası. Bu adamın klip lerini kesinlikle takip edin çok ilginç işler var.

    Kafabindünya
    kafabindünya "ambient" tarzındaki enstrumental parçalarıyla dikkatimizi çekiyor. Belki bu müziği bir çeşit trans olarakta yorumlayabilirsiniz. "Platonik Aşk" dinlemeye değer. Bırakın Türkiye yi, Avrupa ve Dünya da da çok iyi örneklerine zor rastlayacağınız bir tür bu.
    http://www.myspace.com/kafabindunya

    Grangulez
    Ankaralı gençler takdiri fazlasıyla hak ediyor. Çok sallamadakları berbat bir mysapce sayfasına sahip olan Grangulez "Karen" adlı parçayla tüm hafif elektro hafif garage havasında coşmayı sevenleri mest ediyor. Efektlerle komplike gibi duyulsada aslında oldukça basit bir yapıya sahip olan bu parçayı dinleyip Granguleze aşık olmamak mümkün deil. Ancak daha fazla eserlerine ulaşmak neredeyse imkansız. Albüm şart, Grangulez e dikkat.


    Ve diğerleri . . .

    Diğerleri diyip kesip attığıma bakmayın şu an yazacak halim ve zamanım olmadığından bu isimleri bu şekilde aktaracağım. Hepsine bi kulak vermeniz önerilir.

    -Nekropsi
    -Neon
    -Ars Longa
    -Gren
    -nordik
    -Hayvanlar Alemi
    -Kırıka
    -Gece

    bu gençlere de dikkat!
    - Armut & Muz: www.myspace.com/armutvemuz
    - Nekizm: www.myspace.com/nekizm
    - Deff: www.myspace.com/defftr

    bana da bakabilirsiniz :) : Aykut İmer - www.myspace.com/champmagnetique
    Biraz uzun oldu umarım okuyanlara bi fikir verebilir.
    İlginç ve idealist bir yönde hızla serpilip büyüyen Türkçe müzik ve Türk müzisyenler gerçekten gurur verici, bu jenerasyonun değerini bilmeli, gereken ilgiyi göstermeliyiz. Son yıllarda olmadığı kadar canlı bir Türkçe müzik ortamı var.

    Uzun bi süre tekrar görüşemeyebiliriz, okuduğun için sağ ol okuyucu.
  • survey =)

    Fev 5 2008, 3h01 por uyumsuzpenguen

    1. What are you listening to right now?
    Roxy Music

    2. What song makes you sad?
    Generally Elliott Smith
    but there is a one song is TocarGood Day
    whenever i'm really upset i listen this song and i cry

    3. What is the most annoying song in the world?
    songs that you hate but you have to listen because of your friends

    4. Your all time favorite band?
    Placebo Sonic Youth Belle and Sebastian
    and gods of music : Radiohead


    5. Your newly discovered band is?
    Kula Shaker, She Wants Revenge

    6. Best female voice?
    Regina Spektor

    7. Best male voice?
    Elliott Smith surely!!!

    8. Music type you find yourself listening to most?
    Indie, punk, jazz

    9. What do you listen to hype you up?
    Different things from same indie bands.
    for ex; Beirut

    10. What do you listen to when you want to calm down?
    Air, Sigur Ros, Badly Drawn Boy

    11. Last gig/concert you went to?
    DANdadaDAN
    it was perfect!!

    12. Band you find yourself listening to the most right now?
    Björk

    13. Most hated band?
    Poser metal bands

    14. Song that makes you think?
    Most of Radiohead and The Cure songs

    15. Band that you think the world should love as much as you do?
    Definitely Elliott Smith. But rest of the world can keep going to miss out him.

    16. Coolest music video?
    TocarI'm Still Your Fag


    18. What do you play/would you play in the bedroom to spice things up?
    TocarTrain

    19.What song makes you yearning/longing/something of that sort?
    İlhan İrem songs

    20. Ever been in a mosh pit?
    in The Horrors concert

    21. Are you in a band?
    No. But i play piano since i was 6

    23. Ever dated a musician?
    yeah but not much popular musicians =)

    28. Do you wish yourself that you were a musician?
    I would like to

    29. Best chick band you know of?
    The Organ, i think
    and the oldies Bikini Kill of course

    31. Last song that you heard on the radio/cd...etc...?
    TocarDon't Look Back In Anger, in the pub

    32. What do you think of Classical music?
    i adore it
    but i spend most of time listening indie music

    33. What do you think of Country music?
    i think it's insufferable!!

    34. What do you think of Death metal?
    about 3 years ago, i listen metal music. but even in that days i can't stand death metal.

    35. Last BIG band that you saw live?
    Marilyn Manson

    36. Are you a groupie?
    Definitely no!

    37. Do you listen to music in foreign languages?
    My mother language is Turkish but i listen to music in English more than Turkish
    and also Sigur Ros, and old Francais chansons

    38. What famous musician would you like to fuck?
    Pete Doherty

    39. Worst concert moment?
    when i'm drunk

    40. Funny concert moment?
    most of all

    41. Sad concert moment?
    after sad things

    42. Best local act you can think of?
    ummm there's a lot but i think it is Dandadadan

    43. If you were a musical instrument what would you be?
    i would like to be a flute

    44. Do you listen to the radio?
    not frequently

    45. Do you watch music TV?
    No

    46. Do you follow the music charts, like the top 40?
    No

    47. Have you met any famous musicians?
    We've danced with Peter, bjorn and john in CSS concert =)

    48. Are any of your friends/family/etc. musicians?
    My father used to play drums when he were young.

    49. Song that best describes your feelings right now?
    the dull frame of desire
    and i'm listening it right now

    50. Song that describes your life?
    i don't think that such a song describes hole my life.

    51. Do you know the names of all the band members that you listen to?
    I know most I listened but there's a lot that i don't know.

    52. Does a musician’s physical attractiveness play a role in the music that you listen to?
    no. but if he or she is. you don't only listen their music. looking at their pics, watching their videos,etc.

    53. What famous musician do you want to marry?
    umm i don't know. i think that i don't want to marry any famous musician.

    53. Favourite movie sound track?
    full metal jacket, elizabethtown, garden state, the royal tenanbaums, good wil hunting

    56. What do your parents listen to?
    my mother listens old Turkish folk songs and my father listens classic rock. and surely they listen pop music.

    57. What are you listening to right NOW?
    Björk

    58. Do you wear band etc T-shirts?
    no. it's childish.

    59. What do you think of people who do?
    it's no problem for me if i like this person. i think it's personal =))




    thanks for thatsneakyfox's journal entry
  • sezon kapandı

    Dez 22 2007, 11h29 por sadesessiz

    2007 bitiyor.evet.son konserimin gevende olmasını isterdim.neyse belki bir süpriz ederler de şöyle jüri sonrası bir perşembe dinleriz kendilerini.
    bakalım bu sene neler yaşanmış,dinlenmiş.
    hatırlıyorum Stuart Staples abi yi yeni melek te berbat ses sistemiyle duymaya çalışmıştık.
    hemen ertesinde yine aynı lanet mekanda Ratatat ve Maxïmo Park
    müzik şölenine devam derken durmadık elbet,tatildeyiz ya doğaçlama festivaliyle haftasonunu tamamlamaya çalıştık . doğaçlama spekülatif bir biçimde biter gibi yaptıysa da.
    sene bu kadar hızlı başladıysa bu hızla gider heralde.
    Bonnie Prince Billy geldi şenlendirdi gitti.
    ve her 10 yılda bir rahatsızlık derecesinde müzikler üretip içimde yer eden Nekropsi sahnelerde.burjuva babylon kitlesi yerine nekroppaşa dönüşünü bekleyen azılı kalabalıkla müthiş bir gece yaşandı nisan ayında.
    Deerhoof geldi geçti.ufacık bayan geldi söyledi gitti.eğlendirdi.
    yaz geldi,jaz mahvetti bizleri.
    BlondeRedhead modern de "bu kalabalığı nasıl kaldırır heykel bahçesi" söylemlerine rağmen hoş bir esinti getirdi istanbula.ses sistemi az daha iyi olaydı duyabilseydik vokalleri tabi mutlu bireyler olarak uyuyabilirdik günlerce.
    Jose Gonzalez ve Antony and the Johnsons şan tiyatrosunun müthiş atmosferinde hayranlık duygularıyla içimizi yumuşatıp hüzünlü bir umut bıraktılar.
    barışarock çamurlar içinde geçti yine.God Is An Astronout kendi kendine çalıp gitti yine de hayranız ailecek kendilerine.gevende den söz etmiyorum.her zaman ki gibi huzur verdiler,eğlendirmesini de biliyor yaramazlar.
    babylon denen lanet mekanda Gevende ve DANdadaDAN ayrı bir durumdu.babylon burjuva kitlesi gevendeme değer vermedi.dandadadan taşkışla şenliklerinden beri izlediğim 2. performansı olmasına rağmen yine başarılı dedirtti.
    en rüyası durum.bütün sene boyunca sayıkladım.hayaldi.gelmesi imkansızdı. gerçi antony geldi.ve phonem denen festivalimsi durum Devendra Banhart ı getirdi.müthiş.aynı gün nekropsinin son konseri denen babylon konseri üzdü beni.kandırmışlar.sevgili peyote başardı ve getirdi nekropsiyi o küçücük orta kata.
    beklediğim konser beklemediğim anda geldi.gevende ile gemi de başladığım 13 aralık gecesi hızlı geçişle Replikasla devam etti.8 eylül de mahvolmuştum,oysa sadece sabır demişler bana.13 aralık.sezonu bu konserle kapattığımı düşünmek istiyorum.
    iyi seneler...
  • İyi, Kötü ve Kraliçe Geçti İstanbul'dan

    Ago 12 2007, 17h03 por franz58

    Lafa nereden başlayacağımı gerçekten bilmiyorum, bilemiyorum. Hayatımın en güzel gecelerinden birini yaşadığım 11 Ağustos 2007 akşamını gerçekten sanki bir rüyaymış gibi anımsıyorum. Sanki yıldızlarla birlikteydim o gece. Sanki bir vahiy düştü gökten önüme. Ciddiyim, abarttığım kadar var.


    En iyisi kronolojik sıraya göre anlatmak diyorum içimden ve başlıyorum. 11 Ağustos gecesi, benimle birlikte Converse All Stars 2007 olayına katılmak isteyen 2 arkadaşımın tatil planlarının çıkması, ve okuyucu kitlemden bir şahsiyetin bedava bilet kazanıp gelmeme kararı almasından sonra yıkılma noktasına geldim. Fakat Damon Albarn'ı görecek olmanın hayali ayakta tuttu beni. Çocukluğumun kahramanı, bu günlerin orta-yaşlı delikanlısı Albarn'ı kanlı canlı görecek olmanın hayali. "Tamam", dedim, ve tek başıma koyuldum Parkorman yollarına.


    Sakin

    Fungu adlı gurubu açıkçası merak etmiyordum bu yüzden çok da acele etmedim mekana ulaşmak için. Ama bu bana pahalıya patladı, çünkü bu seferde geç kaldım ve "Türkiye'nin geleceği" falan olarak görülen, benimde özellikle izlemek istediğim Sakinadlı grubun son iki şarkısına yetişebildim. Parkorman'dan içeri adımlarımı atarken vokalist Onur Özdemir'in sesi yankılanıyordu; "Şimdi sırada küçük bir facia şarkısı: Denek Hayatım..". Denek Hayatımın introsunun da verdiği gazla koşar adımlarla hemen sahne önündeki yerimi aldım. Gerçekten iş var bu Sakin'de. Daha öncede demiştim, yine diyorum, belki bunu demek bana düşmüyor ama, büyük olacak bu adamlar. İnşallah olurlar. "Denek Hayatım" dan sonra ilk defa orda duyduğum "Küçük Prens" adlı parçayı çaldılar son olarak. İlk defa duymama rağmen oda çok etkileyici bir şarkı. Gerçekten dikkat edin bu gruba. Sahnede çok rahat olmaları, ve seyirciyle kurdukları birebir iletişimde cabası.


    Dandadadan

    Sakin'den yaklaşık yarım saat sonra sahne alan DANdadaDAN da gerçekten çok ilginç bir grup. Hani hep "orijinal işler belli olur sivrilir" falan denir ya, bu adamlar bunu ortalığı kırarak yıkarak yapıyorlar. Şimdi burda bu grubu eleştirmeyeceğim çünkü gerçekten şarkılarından hiç birşey anlamadım. Enstrumanların sesleri birbirine karıştı falan. Tekrar diyorum, bu grubu eleştirmiyorum, sadece bir şey anlamadım müziklerinden. Bülent Ersoy için yazdıkları "Bülent" adlı enstrumental şarkı gerçekten sanki bir cinsiyet değiştirme ameliyatını konu alır gibiydi. Tamam bu adamlar deneysel müzik yapıyorlar, çok güzel, böyle şeyler başlamalı artık Türkiye'de evet, fakat bir an kendimi de deneyin bir parçası sandım. "Şakamı bunlar?!" dedim içimden, ama bu gruba daha sonra bir şans daha vereceğim. Çok farklılar. Fazla farklılar.


    Mor ve Ötesi

    Mor ve Ötesisahne aldığında ilk defa canlı izleyeceğim bir grup olduğu için sahneye biraz daha yaklaştım. Sadece 2-3 şarkısını bildiğim bu grup aslında tür olarak bana göre deil, ama canlı olarak belki daha değişik şeyler önerebilirler diye düşündüm. Üyeleri gerçekten çok iyi insanlar. Klas insanlar. Solist ne de olsa Galatasaraylı. Ama konserden sonra şunu anladımki, bu adamlar gerçekten bana göre deil. "Sevda Çiçeği" başta olmak üzere 2-3 şarkıda inanılmaz bir canlı performans gösterdiler. Ama beklediğim den sert çıktılar ve Dandadadan da olduu gibi gitarların seslerini falan ayırt etmekte zorlandım bazen.


    Ve Zaman Geldi

    Tek başıma olmama rağmen sahnedeki grupları kafamda çekiştirerek çokta sıkılmadığım bu şahane akşamı şahane yapan kısma artık gelmiştik. Mor ve Ötesi bitirdiğinde sahnenin önünde gayet büyük bir boşalma oldu ve bende fırsattan istifade, gidebileceğim en öndeki yere yani sahne önü biletleri için yerin hemen arkasındaki yerimi aldım. Heyecanlı bekleyiş başlamıştı. Damon Albarn gibi bir insanı 5-6 metreden görecek olmanın heyecanı sarmıştı her yanımı. Sahnenin arkasına eski Londra tasviri olan resmin gerilmesiyle The Good, The Bad & The Queen konseri daha bi gerçeklik kazandı. Zaman gelmişti. Bir ömür gibi gelen bir bekleyişin ardından önce yaylı çalgı insanları sahneye çıktı. Yaylıların ortamı ısıtan introsundan sonra, Damon ve sırasıyla Tony, Simon ve Paul sahnede belirdiler. Sahne karardı, Simon gitarı eline aldı, TocarHistory Song ile birlikte rüya da başlamıştı..



    Tüm albümü, albümdeki sırasıyla çaldılar. Büyüleyiciydiler. İnanın bana bu grup canlı olarak albümdekin çok daha iyi geliyor kulağa. Albümde dinleyip çok beğenmediğim 1-2 şarkı vardı ama konserde tüm şarkılar mükemmeldi. Ha bu arada şarkılarda küçük değişiklikler olduğunu da söylemeden geçmeyelim. Mesela TocarKingdom Of Doom da Simon albüm versiyonunun aksine elektrik gitar kullandı ve efektler de pek yoktu. "Green Fields" ve "Three Changes" ise bence konserin en başarılı performansları oldu. Damon sahende mükemmeldi, çok sıcaktı. Paul sahnedeki haraketleriyle sanki bizlerden daha çok eğleniyormuş gibi bir havaya sahipti. Tony Allen yüzünden eksik olmayan gülücükleriyle tüm konser sırıttı ama bir an olsun kıl kapmadım. (Bu arada bugün 77. doğum gününü kutlayacak olan Tony Allen ı da tebrik edelim). Simon Tong seyirciyle iletişimden kaçındı ancak kesinlike itici deildi. Bu adamlar sahneye çok yakışıyor. Özellikle Paul Simonon. Dün geceden sonra benim favori bassistim olmayı başardı kendisi. İnanılmaz bir adam gerçekten..





    Albüme adını veren son parça olan "The Good The Bad and The Queen" i çaldıktan sonra uyanır gibi oldum rüyadan. Konser bitmemeliydi bitemezdi. Neyseki küçük bir aradan sonra şarkının son - ve coşturucu kısmını bir daha çaldılar. Ali Sami Yen de bu kadar zıpladıımı hatırlamıyorum ben. Damon Albarn klavyede yetenekleri kısıtlı bir kişilik olmasına rağmen ortalıı coşturdu. Tabi burda 'baba' Tony Allen ı da bir kere daha kutlamak lazım. Bu yaşta adam o ritim duygusunu halen kaybetmemiş. Oda konser boyunca belli şarkılarda orijinallerinden daha farklı ritimlerle karşımıza çıktı, inanılmazdı. Zıplamaktan zor ayakta durduğum anlar başlamıştı artık. Fakat adamlar yine ilginç bir işe imza attılar ve sahnede doğaçlama yaptılar. Herkes doruktaydı ve bunu onlar da biliyorlardı. Damon Albarn bu sefer melodika olarak tanımladığımız aletle coşturdu bizi. Çaldığı hafif orta-doğu melodileri kokan ezgilere Paul un nokta bass dokunuşları Simon ın akkılıca düşünülmüş akorları ve Tony nin kalp atışlarını andıran ritimleri eklendi. E gerisini siz düşünün. Yanılmıyorsam bu şarkı aslında "Herculean" single ının b-side ı idi. Ancak orjinalinden doğaçlama havasında biraz uzaklaştıklarını söyleyebilirim. Kısacası o da mükemmeldi. "Artık bitiyor heralde malesef" dediimiz anlarda ise başka bir sürprizle karşılaştık. Sahneye birden fırlayan müslüman rapçi Eslam Jawaad şaşkın bakışlar arasında barış mesajları verdi seyircilere. Eslam arapça rap yaparken grubun çalmaya devam etiini de bildirelim. Bu da, bir başka b-side olan "Mr. Whippy" adlı parçaydı. İşte rüyanın en rüya gibi kısmıydı bu. Alkışlar eşliinde Eslam Jawaad sahneden ayrıldıktan sonra. Diğer üyeler çalmaya devam ederken Damon aldı eline mikrofonu ve kısa bir konuşma yaptı. "9 yaşımda Türkiye ye geldim. İzmir ve İstanbul'da yaşadım. O zamanlar tabii kide burası çok farklı bir ülkeydi. Ancak o zamanlar küçük bir çocukken ben sokaklarda tek başıma yürürdüm ve bana hiçbir zarar gelmezdi. Türkiye'nin kalbimde çok farklı bir yeri var" şeklinde bir konuşma yapan Damon'ın kalbimizdeki yeri daha da yükselmişti bu konuşmadan sonra. Gitmeleri gerektiini söyleyen Damon da bu sevgi gösterisi karşısında çok mutlu olmuşa benziyordu. Fakat gitmek zorundaydılar. Her rüyanın bir sonu vardı. Damon 9 a kadar saydı ve muhteşem konser son buldu.





    14 şarkılık mükkemmel bir set sunan The Good, The Bad & The Queen, akıllardan uzun süre çıkmayacak bir performans gösterdi. Dilerdik ki daha uzun olsun. Ancak malum daha 1 albümleri var. Fakat genelde setlist e dahil ettikleri "Guns of Brixton" cover ını da dinlemek isterdik. Yinede canları sağolsun. Bu yaşta enerjiyi kaybetmeyen Paul ve özellikle Tony de çok büyük müzisyenler. Kesinlikle kaçırılmaması gereken bir konserdi. Damon Albarn yaptığı açıklamalarda 2. albümün 1. ye göre daha hareketli ve iyimser şarkılar içereceğini ve muhtemelen 2007 sonu 2008 başı gibi de çıkabileceğini dile getirip duruyor. 2007 de iki albüm birden çıkarmaları saçma bir fikir olduundan sanırım 2008 de çıkacaktır bu bahsi geçen 2. albüm. İnşallah seneye 2. albüm için bir daha gelirler.

    Soner'le Röportaj :)

    Rüyanın şokunu hala atlatamamış olan ben, Damon ve diğerlerini yakalayabilme umuduyla sahne arkasına giden gördüüm ilk yoldan daldım ve biraz da şans ın yardımıyla, kendimi kulislerin önünde buldum. Acaba ne yapsam diye düşünürken önümden Sakin'in bateristi Soner geçti ve ayak üstü bir sohbet yaptık. Sakin'in önümüzdeki haftalarda Mor ve Ötesi ile bir Ege turnesine çıkacaını ve albümün kayıtlarınında muhtemelen Ekim'e sarkacağını öğrendik:). Soner'le karşılaşmam gerçekten büyük bir şans oldu. Belki Damon ı yakalayamadım ama Sakin'in bateristiyle fotoğraf çektirmiş olduk:


    Sakin için: www.myspace.com/sakin

    Rüyadan tam olarak ise bu sabah uyanabildim.
    Saygılar, ve dinlediin için saol okuyucu.
  • Converse Indie Fest

    Ago 12 2007, 1h49 por JamesChoice

    Sat 11 Aug – The Good, The Bad & The Queen, Mor ve Ötesi, dandadadan, fungu

    Park Orman’a vardığımda saat 17.00’e yaklaşıyordu. Biletimi kestirip güvenlik kontrolünden geçtiğimde fungu’nun B.D.A.’sını uzaktan duyuyordum. Hızlı adımlarla konser alanın geçip sahne karşısında yerimi aldım. İçerideki az sayıdaki kişi sahnenin çaprazında kalan suni çimlere yayılmış, enerjilerini akşamın ilerleyen saatlerine saklıyordu. Sahnenin önünde ise fungu’ya hakkettikleri ilgiyi gösteren bir avuç insan vardı sadece. Ankara’dan tanıdığım fungu son yıllar içinde kadrosunda birkaç değişiklik yaşadı, iki kemancı, bir klavyeci ve birkaç tane de davulcu değiştirdiler veya yollarını ayırdılar da diyebiliriz. Ancak görünen o ki şu son halleri ile gerçek kimliklerine kavuşmuşlar. Konserin onlara ayrılan süresinin ancak sonuna yetişebilmiş olsam da, izleyebildiğim dört parçadan gerçekten büyük keyif aldım. Zeynep Local Prince’da söylediği gibi ruhunu yerel bir prense satmamış olabilir ama sahneye koyduğu performansa bakınca ruhunu müziğe sattığına emin olabilirisiniz. Müziğe farklı yaklaşımları, tarzları ve genel tavırları ile fungu albüm çıkartmayı uzun zamandan beri hakkediyor bence. fungu’nun ardından yarım saatlik bir aradan sonra sahneye Sakin çıktı. Açık konuşmam gerekirse sakin hakkında hiçbir fikrim yoktu. Bir iki yerde okuduğum birkaç satır dışında haklarında hiçbir şey bilmiyordum ve bu yüzden herhangi bir beklentim yoktu. Ancak sahneye çıkar çıkmaz vokalist “Hello, this is our very first time in Turkey” diyerek şirinlik yaparak performansın eğlenceli geçeceği sinyalini vermiş oldu. Bildiğim kadarı ile Sakin grubunun albümü birkaç ay içinde piyasaya çıkacak ve bu akşamki performansları ile bu albümün çıkışını bekleyen insanların sayısının arttığına eminim. Yaptıkları müzik, şarkı sözleri, sahnedeki rahatlıkları, genel tavırları ve enerjileri ile önemli işlere imza atacaklarını düşünüyorum.

    Grupların performansları hakkındaki düşüncelerimi yazmaya devam etmeden önce biraz da organizasyonla ilgili görüşlerimi aktarmak istiyorum. Line-up konusunda ne kadar başarılıysalar, bu mini festivalin düzenlenmesi ile ilgili diğer konularda bir o kadar başarısızlar. İçecek standları yetersiz, yiyecek standları ise daha da yetersizdi. İçkiler fahiş denilebilecek fiyatlara satılıyordu, yemek yeme ihtiyacı hissetmediğim için o konuda bir şey söyleyemeyeceğim ama eminin onlar da gereksiz yüksek fiyatlara satılıyordu. Sanki nispeten ucuz olan bilet fiyatlarının acısını içerideki satışla çıkartmak gibi bir niyetleri var gibiydi. Park Orman’da daha önce gittiğim konserlerde genelde toirent’in tuvaletleri oluyordu. Anlaşılan Utopia Production böyle bir hizmete harcayacakları parayı fazla bulmuş olacak ki tesisin kendi tuvaletlerine ve dolayısıyla dakikalar süren sıralara mahkum olduk. Neyse, bu kadar şikayet yeter, zaman içinde öğrenirler düzgün organizasyon yapmayı, en azından Rock’n Coke’u veya Efes One Love’ı örnek almayı.

    Saat 20.00 civarında sahneye Dandadadan çıktığında çok şaşırdım çünkü onların da bugün çalacakları tamamen aklımdan çıkmıştı. Sakin’den sonra Mor ve Ötesi’nin çıkmasını bekliyordum bu yüzden onları sahnede görmek çok güzel bir sürpriz oldu benim için. Dandadadan’ın albümünü dinlediğimde bana her seferinde Morphine’i hatırlatıyordu. Bu hem iki grubun da gitar kullanmaması ve saksofon destekli olmasından hem de müziklerinin genel olarak karanlık olmasından kaynaklanıyor. Ancak Dandadadan’ın bu akşamki canlı performansları stüdyo kaydından çok farklı bir his verdi. Bu kadar enerjik, canlı ve çarpıcı olabileceklerini hiç tahmin etmiyordum. Sahnede cool tavırlar içinde performanslarını tamamlayıp giden ağır ağabeyler beklerken bu dörtlü sahneye çıktıkları ilk andan itibaren bu beklentiyle ne kadar yanıldığımı herkese gösterdi. Çok hareketli ve çarpıcı bir performansı kendi sahnelerini yerle bir ederek tamamladılar ve geride sahne şovundan memnun kalmış bir seyirci bırakarak gittiler. Yarım saate yakın bir aradan sonra sahneye Mor ve Ötesi geldi. Onlar hakkında fazla bir şey söylemeye gerek yok. Yıllardan beri kendini kanıtlamış, ne yaptıklarını bilen ve çok iyi uygulayan bir grup. Her zamanki gibi gerekli yerlere gerekli laflarını dokundurdular, tahmin edilen ve beklenen şarkılarını çaldılar ve gittiler. Ancak bu seferki performanslarının daha önce izlediğim performanslarına göre sound olarak biraz daha sert olduğunu düşünüyorum.

    Saat dokuzu birkaç dakika geçe sahneye yaylı dörtlüsü yerleştiğinde artık hepimiz beklenen anın geldiğin anlamıştık. Üç kemancı ve bir viyolonselci sadalyelerine yerleştikten kısa bir süre Damon Albarn da alkışlar ve ıslıklar arasında sahnede yerini aldı. Hemen arkasından Paul Simonon, Simon Tong ve Tony Allen de seyircinin karşısına çıktı. Dördü de simsiyah takımlar giymiş, birer cenaze levazımatçısı görüntüsü veriyordu. Simon Tong dışında hepsi şapka takmıştı. Özellikle Damon Albarn taktığı silindir şapka ile, sahne arkasına asılan, eski Londra’yı tasvir ettiğini tahmin ettiğim dekor ile çok uyumluydu. Bir süreden beri dinlediğim albümdeki parçaların canlı performansta tatmin edici olabileceği konusunda şüphelerim vardı ancak açılış parçası olarak seçtikleri History Song’u çalmaya başladıklarında bir kez daha yanıldığımı anladım. Tamam, Damon Albarn Blur’deki gibi zıpır hareketler yapmıyordu ama sahne şovu her zaman atlamak zıplamak anlamına gelmiyor. Bence bu akşamki gösterileri yaptıkları müzik ile son derece uyumlu, hatta müziği tamamlayıcı bir gösteriydi. Bis’de sahneye çıkan Arap rapçi ise sanırım hiç kimsenin beklemediği bir şeydi. Neyse ki bir iki Türkçe kelime edip, grup elemanlarını seyirciye sırayla alkışlattıktan sonra gitti. Damon Albarn’ın 30 yıl önce, 9 yaşındayken Türkiye’ye geldiği ve İstanbul sokaklarında dolaştığı ile ilgili hikayesi ise sanırım hepimizin onu biraz daha sevmesin yol açtı.

    Sonuç olarak bu konser, benim açımdan keyifli geçen küçük bir festival hatta bir Indie Fest oldu. Organizasyonla ilgili ufak tefek aksaklıklar olsa da sahneye çıkan bütün grupların çok güzel birer şov çıkarttığını düşünüyorum. Bazılarından bu kadar iyi birer performans beklememiş olmam da benim kendi ayıbım olsun.
    The Good, The Bad & The QueenFunguSakinDANdadaDANMor ve Ötesi
  • Shows

    Ago 11 2007, 23h54 por BerkMolla

    2004:
    21/06/04, Amsterdam Arena
    Slipknot
    - Supporting Metallica
    Korn
    - Supporting Metallica
    Metallica

    2005:

    21/06/05, Ahoy Rotterdam
    80's matchbox b-line disaster
    - Supporting System of A Down
    System of a Down

    12/07/05, Paradiso Grote Zaal
    The Faint
    - Supporting Bright Eyes
    Bright Eyes

    12/09/05, Paradiso Grote Zaal
    Johnathan Rice
    - Supporting Wilco
    Wilco

    03/10/05, Patronaat
    Trivium
    - Supporting Arch Enemy
    Arch Enemy

    25/10/05, Melkweg The Max
    Joe Purdy
    - Supporting Tom McRae
    Tom McRae

    Sertab Erener(Yes she rocks)

    2006:
    16/02/06, De Boerderij
    Damian Wilson
    - Supporting Stream Of Passion/Ayreon
    Ayreon
    Stream of Passion

    09/04/06, Paradiso Kleine Zaal, Amsterdam
    Kiila
    Islaja
    Es

    09/05/06, Heineken Music Hall
    Willy Mason
    - Supporting Radiohead
    Radiohead


    09/06/06, Patronaat
    novAct
    - Supporting Epica
    Epica

    22/06/06, Paard Van Troje
    NoRush
    - Supporting Stream of Passion
    Stream of Passion

    25/06/06, Zuiderpark
    Parkpop:
    - The Sheer
    - The Kooks
    - Kaizers Orchestra
    - Ilse DeLange
    - Ziggi
    - Kelis
    - Postman
    - mel c
    - Di-rect

    27/06/06, Heineken Music Hall Amsterdam
    - Tool

    08/07/06, Leidschendam
    Vlietpop:
    -Absent Minded
    -The Polar Exploration Ship
    -van katoen
    -Janez Detd
    -Kraak & Smaak
    -The Beatles

    11/07/06, Heineken Music Hall Amsterdam
    South
    - Supporting The Strokes
    Adam Green
    - Supporting The Strokes
    The Strokes

    30/07/06, Kemer, Antalya
    Tarkan

    26/08/06, Sarıyer, Istanbul
    Barışarock:
    DELI
    Çamur
    Zardanadam
    Demirhan Baylan
    Aylin Aslım
    Moğollar
    Mor ve Ötesi

    25/11/06 Paradiso, Amsterdam
    London Calling:
    Jamie T
    The Pigeon Detectives
    Guillemots
    The Maccabees
    Bromheads Jacket

    26/11/06 Tivoli, Utrecht
    Roosbeef
    - Supporting Guillemots
    Guillemots

    28/11/06 Brabanthallen, Den Bosch
    The Noisettes
    - Supporting muse
    Muse

    2007:
    02/03/07 Paradiso, Amsterdam
    The Aurora Project
    - Supporting Pain Of Salvation
    Pain of Salvation

    16/03/07 Heineken Music Hall, Amsterdam
    The Duke Spirit
    - Supporting Incubus
    Incubus

    23/03/07 Melkweg Oude Zaal, Amsterdam
    Portecho
    Hayko Cepkin

    31/03/07 Melkweg Oude Zaal, Amsterdam
    Malcolm Middleton
    - Supporting Bright Eyes
    Bright Eyes

    26/05/07 De Boerderij, Zoetermeer
    IO Pages Prog Festival:
    Dial
    Mangrove
    Neal Morse

    03/06/07 Paradiso Kleine Zaal, Amsterdam
    Elvis Perkins
    - Supporting Willy Mason
    Willy Mason
    Melkweg The Max, Amsterdam
    Mike Patton
    Fennesz

    24/06/07 Zuiderpark, Den Haag
    Parkpop:
    Cool Jimmy
    Beef
    Air Traffic
    Mau Mau
    Sneaker Freaks
    The Family Stand
    Maria Mena
    Marc Ford
    Israel Vibration
    The Frames
    Kim Wilde

    07/07/07 Leidschendam
    Vlietpop:
    Djenn
    Gemstone
    Annatar
    Seven
    The Sheer
    R.O.O.O.M.
    Bob Marley & The Wailers
    Henk Westbroek

    08/07/07, Cultuurpark, Amsterdam
    Jamie Lidell
    - Supporting Björk
    Björk !!!!!!

    11/07/07, Melkweg The Max, Amsterdam
    Jaymay
    - Supporting Bright Eyes
    Bright Eyes

    11/08/07, Park Orman, Istanbul
    Fungu
    Sakin
    DANdadaDAN
    Mor ve Ötesi
    -All 4 Supporting The Good, The Bad & The Queen
    The Good, The Bad & The Queen

    29/10/07, WORM, Rotterdam
    Beach House
    Arbouretum

    02/11/07, NEC, Birmingham
    This Is Menace
    Big Hand

    08/12/07, Theater Kikker, Utrecht
    Utrecht Boft!
    boy ler
    Windmill
    Wouter van Veldhoven & Mark Versteegen
    L'Usine
    St. Vincent

    20/03/08, Paradiso, Amsterdam
    Voicst
    - Supporting Patrick Watson
    Patrick Watson

    11/04/08, Rotterdamse Schouwburg, Rotterdam
    A Fine Frenzy
    Pivot
    Jamie Lidell
    Guillemots

    05/05/08, Haarlem
    Bevrijdingspop:
    Juliette and the Licks

    12/05/08, Paradiso, Amsterdam
    Eluvium
    -Supporting Explosions in the Sky
    Explosions in the Sky

    24/05/08, Rotown, Rotterdam
    The Duke Spirit

    25/05/08, Patronaat, Haarlem
    The Duke Spirit

    02/06/08, Paard Van Troje, Den Haag
    Johnny's Landing
    Patrick Watson

    07/06/08, Paradiso, Amsterdam
    Guillemots

    13/06/08, Paard Van Troje, Den Haag
    The Notwist
    Stephen Malkmus and the Jicks
    Sinead O'Connor

    30/09/08, The Astoria, London
    Murdoch
    Howling Bells
    The Duke Spirit

    07/10/08, The 100 Club, London
    Vessels
    Snowman
    Pivot

    15/10/08, The Underworld, Camden, London
    Mom
    This Will Destroy You

    19/10/08, University of Surrey, Guildford
    Lets Talk Tactics
    Kid Carpet
    Dan Le Sac vs Scroobius Pip

    08/11/08, University of Surrey, Guildford
    Kinkane
    Nick Harrison
    The Automatic

    13/11/08, Shepherd's Bush Empire, London
    Aviv Geffen
    Howling Bells
    Mercury Rev

    20/11/08, Alexandra Palace, London
    For a Minor Reflection
    Sigur Ros

    22/11/08, The Underworld, London
    Take A Worm For A Walk Week
    Behold... the Arctopus
    Rolo Tomassi
    Genghis Tron

    26/11/08, Barbican Centre, London
    Guillemots

    01/12/08, Electric Ballroom, London
    Dag för Dag
    Chad VanGaalen
    Wolf Parade

    08/12/08, Astoria, London
    Zu
    The Locust
    Fantomas

    25/01/09 - The Boileroom, Guildford
    Lindsay West
    Broadcast 2000

    07/02/09 - The Boileroom, Guildford
    Angryboy
    Rosenbridge
    Nitkowski
    Shield Your Eyes

    11/02/09 - Rubix, University of Surrey
    Cleopatra

    24/02/09 - Bush Hall, London
    The Lost Brothers
    M. Ward

    03/03/09 - The Fleece, Bristol
    Chew Lips
    The Joy Formidable
    Howling Bells


    10/03/09 - Madame JoJo's, London
    Three Trapped Tigers
    Snowman
    Crystal Antlers

    24/03/09 - HMV Forum, London
    Pantha du Prince
    Dent May
    Animal Collective

    30/03/09 - Paradiso Kleine Zaal, Amsterdam
    Kaki King

    10/04/09 - Motel Mozaique Festival, Rotterdam
    Nico Muhly - Rotterdamse Schouwburg
    Noa Babayof - Rotterdamse Schouwburg Kleine Zaal
    Handsome Furs - Rotown
    Jóhann Jóhannsson - WATT
    The Invisible - WATT Basement
    Röyksopp - Rotterdamse Schouwburg

    15/05/09 - Queen Elizabeth Hall, London
    Shlomo
    Valgeir Sigurðsson
    Amiina

    16/05/09 - Great Escape Festival, Brighton
    Sky Larkin - The Honeyclub
    iLiKETRAiNS
    Kilimanjaro Darkjazz Ensemble

    19/05/09 - Electric Ballroom, London
    Connan Mockasin
    Metric

    31/05/09 - Dünya Festival, Rotterdam
    Pedro Luis e A Parede
    Zuco 103
    Hadouk Trio
    Alamaailman Vasarat

    28/06/09 - Parkpop Festival, Den Haag
    De Staat
    Triggerfinger
    Boris
    The Skatalites
    Ed Kowalczyk
    Habib Koité & Bamada
    The Pretenders
    Shantel

    02/07/09 - Patronaat, Haarlem
    Tim Exile
    Mogwai

    04/07/09 - Rotown, Rotterdam
    She Keeps Bees
    St. Vincent

    10/10/09 - Wembley Arena, London
    Bigelf
    Opeth
    Dream Theater

    08/11/09 - Queen Elizabeth Hall, London
    Susanna
    Dirt Blue Gene
    Hope Sandoval & The Warm Inventions

    15/11/09 - Barbican Hall, London
    Béla Fleck & The Flecktones
    Chick Corea (The Power of Three with Stanley Clarke and Lenny White)

    19/11/09 - Coronet Theatre, London
    Emmy the Great
    The Decemberists
  • 101 More Great Albums of 2006....

    Ago 4 2007, 13h02 por Cylob

    100 more stunners and 1 for the pot!

    101 MORE GREAT ALBUMS OF 2006!
    Compiled at MAC.



    Aborym - Generator
    Amon Amarth - With Oden on Our Side
    Amusement Parks on Fire - Out of the Angeles
    And One - Bodypop
    Azam Ali - Elysium for the Brave
    B. Fleischmann - The Humbucking Coil
    Barbara Morgenstern - The Grass Is Always Greener
    Beck - The Information
    Bob Dylan - Modern times
    Bonobo - Days to come
    Caroline - Murmurs
    Casiotone for the Painfully Alone - Etiquette
    Charalambides - A Vintage Burden
    Charlotte Gainsbourg - 5:55
    Clogs - Lantern
    Clutchy Hopkins - The Life Of Clutchy Hopkins
    Coldcut - Sound Mirrors
    DANdadaDAN - Sen Bana Birini Android
    Dandelion Wine - An Inexact Science
    The Dears - Gang of Losers
    Deathstars - Termination Bliss
    Deichkind - Aufstand im Schlaraffenland
    Dhafer Youssef - Divine Shadows
    Dilated Peoples - 20/20
    Dioxyde - Social Phobia
    Dog Fashion Disco - Adultery
    Elane - Lore of Nen
    Espers - Espers II
    FGFC820 - Urban Audio Warfare
    The Flashbulb - Flexing Habitual
    FMTA - In The End You Don't Exist
    Ghostface Killah - Fishscale
    Ghostigital - In Cod We Trust
    The Goslings - Grandeur of Hair
    Hellogoodbye - Zombies! Aliens! Vampires! Dinosaurs!
    Hot Chip - The Warning
    Hybrid - I Choose Noise
    I - Between Two Worlds
    I Love You But I've Chosen Darkness - Fear is on our side
    The Ian Fays - The Damon Lessons
    In Strict Confidence - Where Sun And Moon Unite
    Inga Liljestrom - Sprawling Fawns
    Infekktion - Suffering Spirits
    International Pony - Mit dir sind wir vier
    Íon - Madre, Protégenos
    Inure - Disillusion
    Jackie-O Motherfucker - Candyland
    Jenny Lewis with The Watson Twins - Rabbit Fur Coat
    Jetone - Sundown
    Joanna Newsom - Ys
    John Zorn - Astronome
    John Zorn - Moonchild: Songs Without Words
    Kasabian - Empire
    Khoma - The Second Wave
    Lady Sovereign - Public Warning
    Laura - Radio Swan Is Down
    Lily Allen - Alright, Still
    The Long Blondes - Someone to Drive You Home
    The Longcut - A Call & Response
    Loreena McKennitt - An Ancient Muse
    Luke Haines - Off My Rocker at the Art School Bop
    Max Richter - Songs From Before
    Minimum Chips - Lady Grey
    Monotract - Xprmntl Lvrs
    MSTRKRFT - The Looks
    Murder by Death - In Bocca al Lupo
    MV & EE with the Bummer Road - Mother of Thousands
    My Chemical Romance - The Black Parade
    Narsilion - Arcadia
    NoMeansNo - All Roads Lead to Ausfahrt
    OM - Conference of the Birds
    Orval Carlos Sibelius - Orval Carlos Sibelius
    O.S.T.R. - 7
    Peaches - Impeach My Bush
    Peter Bjorn and John - Writer's Block
    Pet Shop Boys - Fundamental
    Qntal - Silver Swan
    The Radio Dept. - Pet Grief
    Rattlesnake Remedy - Magic Man
    Regina Spektor - Begin to Hope
    The Retrosic - Nightcrawler
    Robin Guthrie - Continental
    The Roots - Game Theory
    Saltillo - Ganglion
    Saosin - Saosin
    Sarah Slean - Orphan Music
    Shiny Toy Guns - We Are Pilots
    Sissy - All under
    Siva Six - Black will
    Skoyz - Hologram
    Sleepthief - The Dawnseeker
    Songs of Green Pheasant - Aerial Days
    Thea Gilmore - Harpos Ghost
    Tomte - Buchstaben über der Stadt
    Trentemøller - The Last Resort
    Trespassers William - Having
    The Twilight Singers - Powder Burns
    Underoath - Define the Great Line
    Urlaub in Polen - Health and Welfare
    White Rose Movement - Kick
    Xiu Xiu - The Air Force


    Thanks to everyone at the 2000's Hotesk.

  • Gigs: 2006

    Dez 29 2006, 12h56 por noodleey